AH ŞU GENÇLİK!

Ergenlik dönemi çocukluğun sonu, olgunluğun başıdır. Ergenlik çağı insanın fetreti, gözü kara zamanı, fırtınalı günlerin başlangıcı, hayat yolunun zikzaklı yıllarıdır.
Ergenlik dönemi insan ömrünün tamamı düşünüldüğünde çocukluk döneminden sonra-bazen de önce- sonra üzerinde en çok konuşulan, fikir beyan edilen hatta şikâyet konusu olan bir dönemdir.
Peki, neden diğer dönemler değil de özellikle ergenlik çağı bir başka ifade ile gençlik dönemi bu kadar çok gündem oluyor? Ya da neden başka yaş ve gelişim dönemleriyle kıyaslandığında, daha çok ergenlik dönemi ile ilgili makale ve kitaplar yazılıp çiziliyor? Psikiyatri servisleri neden çocuk ve ergen psikiyatrisi şeklinde ayrıldı? Diğer soruları unutun gitsin, bizim konumuz bugün neden ergenlik dönemi?
Hemen söyleyelim. Gençlik çağı, kişiler için en kritik dönemdir de ondan. Ergenlik yılları, aklın yerini duygunun; ailenin yerini arkadaşların; itaatin yerini isyanın; hoşgörünün yerini katı düşüncelerin; sükûnetin yerini macera ve yeni arayışların; otoriteyi şartsız kabulün yerini sorgulamaların aldığı fırtınalı bir dönemdir.
İnsan hayatının tamamı söz konusu olduğunda bu 3-5 yıllık kesit az bir zamana tekabül eder. Ancak etkileri itibariyle durum hiç de öyle değildir. Bu 3-5 yıl süren gençlik çağı sevapları ve günahlarıyla bir ömre bedel sonuçları da uhdesinde barındırır. Bu yıllarda iradesini çalışma, gayret ve sabırdan yana kullananlar bir ömür huzur ile yaşarken, iradesini şer işler ile tembellikten yana kullananlar ömür boyu azap içinde yaşarlar.
Diğer taraftan gençlik, bir ülkenin ve milletin umudu, geleceği ve yarınlarıdır. İstikbaldeki yüz akıdır. Gürleyen gökleri, doludizgin akan ırmağı, rahmet saklayan bulutlarıdır. Yani gençlik, gelecektir, rahmettir, berekettir.
İşte bu sebeplerledir ki, hedef tahtasına ilk oturtulan gençlerdir. Zira ilim ve irfan ile donanmış, kökü mazide gözü istikbalde olan bir gencin neler başarabileceğini asırlar önce Malazgirt’te, Çanakkale’de, İstanbul’da gördü bu insanlık. Maneviyatı güçlü, ruhu iman ateşiyle ateşlenmiş bir gencin önünde bütün silahların beyhude kalacağını çok iyi biliyor bazı şer mihrakları. İşte bu noktada gençlere Arif Nihat Asya ile seslenmek gerek;
Delikanlım, işaret aldığın gün atandan,
Yürüyeceksin… Millet yürüyecek arkandan!
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan’dan
Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

12035

Ahmet KOCACAN

Ahmet KOCACAN

Eğitimci-Yazar-Psikolojik Danışman Ahmet KOCACAN, 1977 yılında Balıkesir’de doğdu. İlköğretim ve ortaöğrenimini doğduğu ilde tamamladı. 2000 yılında 19 Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümünden lisans diploması ile mezun oldu. Daha sonra Anadolu’nun değişik il ve ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde “Psikolojik Danışman” unvanıyla görev yaptı. Aynı zamanda yurt içi ve yurt dışında farklı kurum, kuruluş, dernek, seçkin okul, kreş ve dershanelerde öğretmen, öğrenci ve veli odaklı yüzlerce eğitim semineri ve konferanslar düzenledi. Ahmet Kocacan'ın 2010 yılında BEN BISIKLET ISTIYORUM , 2011 yılında BÜYÜDÜKÇE, 2013 yılında DAVRANIŞ REÇETESI, 2015 yılında da IKI GÖNÜL BIR OLUNCA isimli yayınlanmış -şimdilik- dört eseri bulunmaktadır. Bu kitaplar okuyucuların fevkalade beğeni ve takdirini kazanmış ve kazanmaya devam etmektedir. Ahmet Kocacan çocuk ve aile konularında danışmanlık ve yazarlık yapmanın dışında farklı Avrupa ülkelerinde (Almanya, Fransa, Hollanda, Isviçre ve Belçika) seminer ve eğitim çalışmalarında da bulundu. Televizyon programlarına konuk olarak katılarak çocuk eğitimi ve eşler arası ilişkiler konusunda programlar yaptı. Yazar Ahmet KOCACAN, hali hazırda ülke sathında ve Avrupa’da seminer, eğitim ve konferanslar düzenlemenin yanı sıra, sinopşehirgazetesi, duragan57.com, damla.nl isimli yurt içi ve yurt dışında çeşitli gazete ve internet sitelerinde eğitim ve aile konularında köşe yazarlığı da yapmaktadır. Ayrıca Ahmet Kocacan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın gönüllü ve sertifikalı eğiticilerindendir. Kendisi seminer, eğitim, kitap ve yazarlık çalışmalarındaki hedefini, “en büyük derdim, bu toplumun ve çocuklarının mutluluğu ve başarısıdır” sözleriyle özetlemektedir. Psikolojik Danışman Ahmet KOCACAN, Türkiye’nin her yerinden ve Avrupa’dan seminer programları için davetler almanın yanı sıra yeni proje ve kitap çalışmalarına devam etmektedir. Ahmet KOCACAN evli ve iki çocuk babasıdır. Yayınlanmış Eserleri . Ben Bisiklet İstiyorum (3. Baskı) . Büyüdükçe (4.Baskı) . Davranış Reçetesi (2. Baskı) . Iki Gönül Bir Olunca (1. Baskı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.