AKILLI TELEFONUM OLMADAN ASLA! DİYENLERE…

Geçtiğimiz hafta gazete sütunları ve televizyon ekranlarında dikkate değer bir haber yayınlandı. Bu haberden çocuk ve gençler ne kadar haberdar oldu bilemiyorum. Ancak bir eğitimci olarak kendimi sorumlu hissediyor ve bu sütundan duyurmak istiyorum. Özetle haber şöyle: Başvurunun kapanmasına yarım saat kala annesinin önerisiyle niyet mektubunu yeniden yazan ve ilk akıllı telefonunu lise 1’de aldığından bahseden Nil Çakırca, yüzde 100 bursla Dünyanın en iyi üniversitesi olan Harvard’da okuyacak. Dünyanın en saygın üniversitelerinden Harvard, Türkiye’den Nil Çakırca’yı yüzde 100 burslu kabul etti. Nil, ailesi ve arkadaşlarını anlattığı başvuru yazısında lise 1’inci sınıfa kadar akıllı telefonu olmadığı için arkadaşlarının WhatsApp grubunda konuştukları konuları bilmediğini ve sonrasında da ablasının ikinci el telefonunu kullandığını yazdı. Nil’in bu samimiyeti Amerikalı eğitimcileri çok etkiledi.
Bu haber, içeriği bakımından aslında fevkalade unsurlar barındırıyor. Hele sözkonusu eğitim olunca önemi daha da katlanıyor. Her şeyden önce bu haberin okurlara verdiği üç mesaj var:

Bir Türk gencinin isterse neleri başarabileceği
Bu hayatta her zaman annelerin söylediklerine kulak verilmesi gerektiği
Akıllı telefonun aslında aklımıza ve geleceğimize ne gibi onulmaz çengeller taktığı

Ülkemiz özelinde iki grup genç var. Birinci grupta olanlara biz, EĞLENENLER grubu diyoruz. Bunlara basit arzularının peşinde ömür tüketenler de denebilir. Bu grupta yer alan pek çok genç, kıllı telefonlara neredeyse göbek bağı ile bağlı. Adeta akıllı telefon ile yatıp akıllı telefon ile kalkıyor. Maç, spor, magazin gibi popüler kültürün gündemi olan konuların kölesi durumundalar. Varsa yoksa tüketim. Hayatları haz peşinde koşmakla geçiyor. Bu gruptakiler için bilmem ne oyununda rekor kırmak İstanbul’u fethetmek kadar önem arz ediyor. Dünya yansa bu gruptakilerin umurlarında olmaz. Bu gruptakilerin sloganı AKILLI TELEFONUM OLMADAN ASLA!’dır. Fakat gerçek şu ki bu gruptakileri gelecekte acı reçeteler bekliyor.

İkinci grupta yer alanlar ise ÖĞRENENLER grubu diyoruz. Bu grupta yer alanlar, sanki başka gezegende yaşıyor gibiler. Birinci gruptakilerin aksine, onlar için akıllı telefon sahibi olmak, müzik dinlemek, gezip tozmak, kız ya da erkek arkadaş edinmek gibi durumlar hayatın tek amacı değil. Bu gruptakiler gözünü dünyaya dikmiş durumdalar. Fütursuzca tüketmenin değil, yeni bilgi ve değerler üretmenin peşindeler. Onlar hayatla dalga geçmenin değil, dünyayı değiştirmenin ve iz bırakmanın -Yusuf Kaplan’ın ifadesiyle- “dalga kurmanın” planlarını yapıyorlar. Bu gruptakilerin sloganı AKILLI TELEFON MU? İLİM İRFAN OLMADAN ASLA’dır. Bu gruptakiler gelecekte ne mi olacak? Sorduğunuz şeye bakın. Tabi ki, gelecek onlara çok iyi gelecek.

Aslında televizyon ve gazetelerde bu ve benzeri güzel haberler gençlere örnek olması bakımından tekrar tekrar izletilmeli, örnek ve ibret almaları sağlanmalı. Okullarda gündem olmalı. Zira gençliğimiz, tesadüflere bırakılamayacak tek hazinemizdir.

12035

Ahmet KOCACAN

Ahmet KOCACAN

Eğitimci-Yazar-Psikolojik Danışman Ahmet KOCACAN, 1977 yılında Balıkesir’de doğdu. İlköğretim ve ortaöğrenimini doğduğu ilde tamamladı. 2000 yılında 19 Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümünden lisans diploması ile mezun oldu. Daha sonra Anadolu’nun değişik il ve ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde “Psikolojik Danışman” unvanıyla görev yaptı. Aynı zamanda yurt içi ve yurt dışında farklı kurum, kuruluş, dernek, seçkin okul, kreş ve dershanelerde öğretmen, öğrenci ve veli odaklı yüzlerce eğitim semineri ve konferanslar düzenledi. Ahmet Kocacan'ın 2010 yılında BEN BISIKLET ISTIYORUM , 2011 yılında BÜYÜDÜKÇE, 2013 yılında DAVRANIŞ REÇETESI, 2015 yılında da IKI GÖNÜL BIR OLUNCA isimli yayınlanmış -şimdilik- dört eseri bulunmaktadır. Bu kitaplar okuyucuların fevkalade beğeni ve takdirini kazanmış ve kazanmaya devam etmektedir. Ahmet Kocacan çocuk ve aile konularında danışmanlık ve yazarlık yapmanın dışında farklı Avrupa ülkelerinde (Almanya, Fransa, Hollanda, Isviçre ve Belçika) seminer ve eğitim çalışmalarında da bulundu. Televizyon programlarına konuk olarak katılarak çocuk eğitimi ve eşler arası ilişkiler konusunda programlar yaptı. Yazar Ahmet KOCACAN, hali hazırda ülke sathında ve Avrupa’da seminer, eğitim ve konferanslar düzenlemenin yanı sıra, sinopşehirgazetesi, duragan57.com, damla.nl isimli yurt içi ve yurt dışında çeşitli gazete ve internet sitelerinde eğitim ve aile konularında köşe yazarlığı da yapmaktadır. Ayrıca Ahmet Kocacan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın gönüllü ve sertifikalı eğiticilerindendir. Kendisi seminer, eğitim, kitap ve yazarlık çalışmalarındaki hedefini, “en büyük derdim, bu toplumun ve çocuklarının mutluluğu ve başarısıdır” sözleriyle özetlemektedir. Psikolojik Danışman Ahmet KOCACAN, Türkiye’nin her yerinden ve Avrupa’dan seminer programları için davetler almanın yanı sıra yeni proje ve kitap çalışmalarına devam etmektedir. Ahmet KOCACAN evli ve iki çocuk babasıdır. Yayınlanmış Eserleri . Ben Bisiklet İstiyorum (3. Baskı) . Büyüdükçe (4.Baskı) . Davranış Reçetesi (2. Baskı) . Iki Gönül Bir Olunca (1. Baskı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.