Allah’ım kabul etsin…

İki günlük Sinop gezisinin son durağı olarak Gerze’de halka seslenen CHP İstanbul Milletvekili Altay, “1950’de çok partili siyasi hayata geçerek demokrasiyle tanıştırmak suretiyle, Dünya’nın bütün ileri ülkelerinde var olan yaşam standartlarını yakalamak için, hep birlikte 80 milyonun aynı kaderi, aynı neşeyi, yeri geldiğinde aynı üzüntüyü paylaşarak yürüyorsa bunun demokrasimize ve TBMM’ye borçlu olduğumuzu unutmuyoruz” şeklinde konuştu.

 “Siyasette ihanetin bedeli ağırdır”

Gerze’nin demokrasiden yana, hak ve özgürlüklerden yana olduğunu vurgulayan Altay, “Gerze’de aslında çok söze gerek yok. Bu meydanda olan ve bizleri dinleyen herkesin kararını verdiğini biliyorum. Sevgili hemşerilerim, siyasette her şey var. Siyasette hırs var, ihtiras var, yüksek önlenemez arzular var. Ama siyasette ihanet yok. Siyasette ihanetin bedeli ağırdır ve affedilemez.

 

“Bu bir milli meseledir”

Bu meselenin sadece CHP’nin meselesi olmadığını söyleyen Altay, bu meselenin hem Ak Parti’nin hem MHP’nin hem Saadet Partisi’nin hem de Vatan Partisi’nin meselesi olduğunu söyledi. “Bu bütün partilerin meselesidir. Bu milli bir meseledir” şeklinde konuştu. Referandumun bir parti davası olmadığını bu yüzden araçlarında ve bayraklarında partinin logosu olmadığını ifade etti.

“Egemenlik hakkını terk etmesi teklif edilmekte”

Egemenliğin kutsal ve yüce bir hak olduğunu belirten Altay, “eğer ki yüce olmasaydı Çanakkale’de o kadar şehit vermezdik. Egemenlik eğer ki önemsiz bir şey olsaydı, bir kişiye devredilmesi kolay bir şey olsaydı, Kurtuluş Savaşı’nda destan yazmamıza gerek yoktu” dedi. Referandumla, Türkiye’nin egemenlik hakkının terk edilmesinin teklif edildiğini iddia etti.

“Allah’ım kabul etsin”

Eskiden faşistler komünist diye milletin arasında kavga çıkartıldığını vurgulayan Altay, “eskiden faşist dediğimizle bugün oturuyoruz. Dün komünist dediğimizle bugün namaz kılıyoruz. Allah’ım kabul etsin” dedi. “Eskiden Sivas’ta, Çorum’da, Maraş’ta Alevi-Sünni kavgaları çıkarılmadı mı?” diye soran Altay, “hala Türk-Kürt kavgası bu memlekete yaşatılmıyor mu? Yaşam tarzı yüzünden başı açıklar ve başı kapalılar, laikler ve anti-laikler diye ayrıştırılmak istenmiyor mu?” şeklinde konuştu. Her şeye rağmen, hangi görüşte olursak olalım İstiklal Marşı sesi duyduğumuza bayrağa doğru yöneldğimizi, ezan sesi duyduğumuzda ise hemen kendimize çeki düzen verdiğimizi söyledi.

 

Haber:Kaan Töngelci/Gerze

120100

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.