BATAKLIKTA BATIYOR TOPLUM!

BATAKLIKTA BATIYOR TOPLUM!

İğrenç bir haberle daha uyandı tüm ülke güne. Küçükçekmece’de 4 yaşındaki küçük bir kız çocuğuna tecavüz haberi bir kez daha ülkemizi yasa boğdu. Bu kaçıncı iğrençlik!… Artık öfkelerimiz yetersiz kalıyor. Çocuk yoğun bakımda yaşam savaşı veriyor. İnanın ne diyeceğimi bilemiyorum. Küçük çocuklara dahi göz koyan bu o…çocukları için en ağır cezalar ne zaman gelecek? Ne zaman en ağır yasalar yürürlüğe girecek? Ne zaman sözü verilen idam konusu gündeme gelecek? AB uyum yasaları adı altında zinanın suç olmaktan çıkarılması, eğitim denilen kavramın içinin boş olması, ahlâkî çöküntünün tavan yaptığı, dizi ve filmlerin etkilediği, saygı sevgi, edep, haya ve namus kavramlarının yok olup gittiği bir dönemde tek sığındığımız liman olan adalet duygusu da kendine olan güveni, inancı, umudu kaybetti. Dünya ülkeleri arasında suç potansiyeli açısından ve yüz kızartıcı aşağılık suçlar sıralamasında neredeyse ilk sıralarda yer alan bir ülkeyiz. Tüm dünyanın özenle, parmakla gösterdiği ülke iken, şu anda tüm dünyanın rezilliklerini izlediği bir topluma, ülkeye doğru sürükleniyoruz. Büyüklerini sayan, küçüklerini seven değil, büyüklerine söven, küçüklerinin bedenine şehvet duyan canavarlarmış, şerefsizleşmiş, ahlâkî karakter yoksunu lağım sürüleriyle ne yazık ki her ortamda iç içe yaşamaktayız. Bir beldenin, bir ülkenin, bir devletin işte bu sebepler neticesinde adeta felâketini yaşıyoruz. Ülkenin en büyük sorunu ahlâkî çöküştür. Dürüstlük kavramından uzak, haram yemeye alıştırılmış, eğitimden yoksun, suç bataklığına hapsedilmiş, değerlerini yitirmiş, kendisine hiç bir şeyin emanet edilemeyeceği bir sistemin içinde mücadele veriyoruz. Bu mücadeleye devleti yönetenlerin daha hassasiyetle yaklaşmaları, çözüm bulmaları kat-i derecede farzdır. Toplumun içi çökerse toplumun kendisi çok daha çabuk çöker. Artık bunlara bir çözüm bulun!.. Her geçen ölüyoruz. Her geçen yok oluyoruz..

Biz çocukluğumuzda akşam hava kararana kadar eve girmez, mahallede tüm çocuklarla oynar, çeşmelerden kana kana su içerdik. Yine okulumuza sabah kendimiz gider, hava kararmaya yakın saatlerde kendi başımıza eve gelirdik. Tüm okul dağılır, herkes evine tek başına gidebilirdi. Büyüklerimiz sever, kimseler kötü düşünmezdi. Şimdi ise çocuklar sokağa çıkamıyor. Eskinin her şeyi aranır oldu. Huzuru, adaleti, insanı, insanlığı, komşuluğu, dostluğu, akrabalığı….

YUMRUĞU KENDİNE ÇAKTA UYAN!

Muhalif olana hain diyenler, medya zehiriyle sabah akşam zehirlenenler, şehit cenazesinde şehide saygısı olmayanlar, yanlış adrese yumruk salladılar. Öğrendik ki, yumruk çakmak suç değilmiş meğersem!.. Her türlü yakıştırmayı yapanlara ve muhalif olana hain deyip duranlara, sürekli ve ısrarla HDP algıları üzerinden siyaset yapanlara hatırlatalım!..

“Fetö aldattı!” diyen siz. “Barzani aldattı!” diyen siz. “Öcalan aldattı!” diyen siz. “HDP referandumda bizimle!” diyen siz. Demirtaş’a aday olması için sicili temiz kağıdı veren siz. Savcılıktan ve Adalet Bakanlığı’ndan “Hiç bir suçu yoktur” deyip temiz raporu veren siz. “Aday olmasında hiç engeli yoktur!” diyen siz. Cumhurbaşkanı adaylık engelini kaldıran siz. YSK seçim pusulası listesine koyduran siz. Teröristler için “KCK” yasası çıkaran siz. “KCK”ya karşı Bakanı’nı görevden alan siz. Çözüm sürecinde PKK ile masaya oturan siz.
Öcalan’ın mektuplarını devlet kanalında okutan siz. “Öcalan barış elçisidir!” diyen siz. İmralı’yı saraya çeviren, odasını büyüten, ortopedik yatak koyan, açık hava sahası izni veren, hücreden alıp saray gibi oda yapıp yanına LCD tv koyan, tenis masası yapan, oda arkadaşı veren, cinsellik için yanına kadın gönderen siz. “Öcalan’la görüşen şerefsizdir” deyip MİT’i Öcalan’ın ayağına gönderdiğini söyleyen siz. HDP’ye 93 milyon TL devlet hazine yardımı yapan siz. PKK’nın ayağına gidip çadır mahkemesi kuran siz. Habur’da kahraman gibi karşılayan siz. Kobani’de PKK ve PYD’lileri Türk askerinin yanından küfür ettire ettire geçiren siz. Barzani’yi mecliste alkışlarla konuşturan siz. Türk milletine kameralar önünde “Hass….tir” diyen Baydemir’i kucaklayıp sarılan siz. Ahmet Türk’ü hasta diye cezaevinden çıkaran, aday olmasının önünü açan siz. Leyla Zana’nın siyasi yasağını kaldırıp milletvekili yapan siz. Valilere, askerlere ve yöneticilere “Teröristlere dokunmayın” talimatı verdiğini söyleyip, “Hendekleri görmezden geldik, bomba yığınaklarına göz yumduk” diyen yine siz. 07 Haziran 2015 seçimlerinde geçici hükümet kurup HDP’lilere Bakanlık veren siz. HDP’lilerin vekil sayısını arttırması için önlerindeki yasal engeli kaldıran siz. Hiç mecliste yoklarken özel yasalarla meclise sokan siz. Öcalan’ın yeğeni Dilek Öcalan’ı Meclis Başkan vekili yapan, maaş veren ve milletvekili olması yönündeki engelleri kaldıran siz. 2002’de olmayan partilerine hayat öpücüğü veren, bunu da ifade eden siz. Siyasi partilerin kapatılmasının önünü kapatan ve HDP’ye zırh getiren siz. Her seçim ekmek gibi muhtaç olduğu HDP ile gizlice pazarlık yapan, seçimlerde oy isteyen HDP’nin güçlü olduğu bölgelerde AKP ve HDP haricinde hiç bir partiye oy verilmeğini söyleyen siz. HDP yanlısı bir çok vekili içinde barındıran siz. HDP’nin şimdiki vekili olan Dengir Mir Mehmet Fırat aynı zamanda AKP kurucusu ve eski AKP milletvekilidir. Bir çok AKP’linin kardeşi veyahut akrabası geçmiş seçimlerde HDP’den milletvekili adayı ya da milletvekili oldu. Oslo’da, Dolmabahçe’de canlı yayında PKK ile milletin önünde görüşen siz. Meydanlarda PKK kutlamalarına valilikler onayıyla izin veren siz. Her il ve ilçe’de tabela asmasını yasallaştıran siz. Her örgütle bir araya gelip sanki beraber yürümemiş gibi sağa sola çamur atan siz. Barzani’yle dost olan, Fetö’ye, “Hocamız” diyen, “Esad dostumuz” diyen, Öcalan itine, “Sayın” diyen sizler yumruğu kendinize çakın ki kendinize gelesiniz!..

12032

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.