BU SEÇİM BAŞKA SEÇİM

Yapılacak olan referanduma dair yavaş yavaş ekranlar ve meydanlar ısınıyor. Kimileri çoktan tarafını ve reyini seçerek ilan etti bile. Bir yandan gündelik siyaset bu şekilde kızışırken diğer yandan hayatın tabi akışı içerisinde –farkında olsak da olmasak da- birtakım başka seçimler de yapmaktayız.

Acaba ülkemizdeki halk oyu ile ilgili gösterdiğimiz hassasiyeti başka konulara dair de gösteriyor muyuz?

Örneğin eşimize veya çocuk-larımıza önşart koşarak; “ az para harcarsan ya da şu başarıyı gösterirsen seni severim” demeyi mi? Yoksa “seni yalnızca eşim ya da evladım olduğun için seviyorum” mu demeyi mi?

Adeta insan çöplüğüne dönen kahvehanelerde ömür tüketip sadece okey dörtlüsünden biri olmayı mı? Yoksa, eşiniz ve çocuklarınızla birlikte daha uzun ve kaliteli vakit geçirmeyi mi?

Eşinizin ve çocuklarınızın söylediklerini pasif bir şekilde sadece duymayı mı? Yoksa, onların söylediklerini aktif bir şekilde gözlerinin içine bakarak etkin dinlemeyi mi?

İş takibi, alacaklar, krediler, gelirler, lüks araba, lüks ev, daha çok gelir peşinde koşmayı mı? Yoksa, hayattaki hiçbir başarı evdeki başarısızlığı telafi edemez inancıyla ailenize daha çok yatırım yapmayı mı?

Her şeyi madde ve para ile ölçerek metanın adeta gönüllü kölesi olmayı mı? Yoksa, maddeyi ve parayı sadece ihtiyaç gören bir araç olarak görerek daha çok maneviyata ve değerlere yatırım yapmayı mı?

Öfkelendiğimizde karşımızdaki insana ağzımıza geleni söylemeyi mi? Yoksa, “öfke ile kalkan zararla oturur” düsturuyla hareket ederek sabrın erdemine ermeyi mi?

Hayatta her şeyi, “yarısı boş” düşüncesiyle görerek negatif yaklaşmayı mı? Yoksa, “bardağın yarısı dolu” diyerek pozitif bir bakış açısını mı?

Geçmişin pişmanlıkları ve geleceğin kaygıları arasında debelenerek feryad-ı figan etmeyi mi? Yoksa, Âkif’in; “geçen geçmiştir, ân-ı müstakbelse müphemdir, hayatında nasibin bir şu geçmek isteyen demdir” sözlerini kılavuz edinerek yaşanılan ânı bir hazine bilmeyi mi?

Sürekli başkalarını eleştirerek ve suçlayarak mevcut sorunun bir parçası olmayı mı? Yoksa, “ben de bir şeyler yapmalıyım” diye düşünerek çözümün bir parçası olmayı mı?

Saatlerce televizyon başından kalkamayarak şuursuzca hipnotize olup beynini uyutmayı ve uyuşturmayı mı? Yoksa, kendini geliştirecek kitaplar okuyarak beyin küpünü zenginleştirmeyi mi?

“Haram helal ver Allah, garip kulun yer Allah” kandırmacasıyla köşe dönmede her yolu mubah görmeyi mi? Yoksa çoluk çocuğunun rızkını helal ve meşru yollardan kazanmayı mı?

Her türlü yeniliği, “eski köye yeni adet getirme, düzenimi bozma, pişmiş aşa su katma” diyerek reddetmeyi mi? Yoksa, “neden olmasın, bir deneyelim, oldukça ilginç bir fikir” diyerek katmerleşmiş ön kabulleri kırmayı mı?

Her şeye ve herkese “sen” diyerek her türlü hatayı karşı tarafa yüklemeyi mi? Yoksa “acaba ben nerede hata yaptım? ” sorusuyla yüzleşerek kendini muhasebeye çekip hatalarını görme olgunluğunu mu?

Daha neler neler neler…

Dostlar, hayatta o kadar çok seçimler yapıyoruz ki. Dilerim yaptığımız bütün bu seçimlere dair bireysel muhasebelerimizi yapar ve doğru sonuçlara ulaşırız.

12016

Ahmet KOCACAN

Ahmet KOCACAN

Eğitimci-Yazar-Psikolojik Danışman Ahmet KOCACAN, 1977 yılında Balıkesir’de doğdu. İlköğretim ve ortaöğrenimini doğduğu ilde tamamladı. 2000 yılında 19 Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümünden lisans diploması ile mezun oldu. Daha sonra Anadolu’nun değişik il ve ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde “Psikolojik Danışman” unvanıyla görev yaptı. Aynı zamanda yurt içi ve yurt dışında farklı kurum, kuruluş, dernek, seçkin okul, kreş ve dershanelerde öğretmen, öğrenci ve veli odaklı yüzlerce eğitim semineri ve konferanslar düzenledi. Ahmet Kocacan'ın 2010 yılında BEN BISIKLET ISTIYORUM , 2011 yılında BÜYÜDÜKÇE, 2013 yılında DAVRANIŞ REÇETESI, 2015 yılında da IKI GÖNÜL BIR OLUNCA isimli yayınlanmış -şimdilik- dört eseri bulunmaktadır. Bu kitaplar okuyucuların fevkalade beğeni ve takdirini kazanmış ve kazanmaya devam etmektedir. Ahmet Kocacan çocuk ve aile konularında danışmanlık ve yazarlık yapmanın dışında farklı Avrupa ülkelerinde (Almanya, Fransa, Hollanda, Isviçre ve Belçika) seminer ve eğitim çalışmalarında da bulundu. Televizyon programlarına konuk olarak katılarak çocuk eğitimi ve eşler arası ilişkiler konusunda programlar yaptı. Yazar Ahmet KOCACAN, hali hazırda ülke sathında ve Avrupa’da seminer, eğitim ve konferanslar düzenlemenin yanı sıra, sinopşehirgazetesi, duragan57.com, damla.nl isimli yurt içi ve yurt dışında çeşitli gazete ve internet sitelerinde eğitim ve aile konularında köşe yazarlığı da yapmaktadır. Ayrıca Ahmet Kocacan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın gönüllü ve sertifikalı eğiticilerindendir. Kendisi seminer, eğitim, kitap ve yazarlık çalışmalarındaki hedefini, “en büyük derdim, bu toplumun ve çocuklarının mutluluğu ve başarısıdır” sözleriyle özetlemektedir. Psikolojik Danışman Ahmet KOCACAN, Türkiye’nin her yerinden ve Avrupa’dan seminer programları için davetler almanın yanı sıra yeni proje ve kitap çalışmalarına devam etmektedir. Ahmet KOCACAN evli ve iki çocuk babasıdır. Yayınlanmış Eserleri . Ben Bisiklet İstiyorum (3. Baskı) . Büyüdükçe (4.Baskı) . Davranış Reçetesi (2. Baskı) . Iki Gönül Bir Olunca (1. Baskı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.