ÇANAKKALE GEÇİLDİ Mİ?

Bundan tam yüz yıl önce Çanakkale’de şanlı ecdadımız büyük bir destan yazdılar. Bu kutsal toprakları canı pahasına koruyarak ve düşmana geçit vermeyerek tüm dünyaya ÇANAKKALE’nin GEÇİLMEZ olduğu dersini verdiler. Müslüman Türkün iman gücünü, vatan sevgisini, bağımsızlık aşkını, mücadele azmini, şehit olma şevkini bir kez daha tüm azametiyle dünyaya gösterdiler.
Dedelerimiz tüm yoksulluklara ve imkansızlıklara rağmen vatanı için, imanı için, şerefi için, namusu için bu eşi benzeri görülmemiş mücadeleyi vermiş ve adeta sırtlan sürüsü gibi saldıran “tek dişi kalmış” yedi düveli denizin serin sularına gömmüştü.
Evet, Çanakkale bir destandır, Çanakkale başka bir yerde eşine ve benzerine rastlanmayacak bir kahramanlık örneğidir. Çanakkale ecdadın kanlarını sulayarak bize miras bıraktığı en büyük ibret vesilesidir.
Yüziki sonra bugün yeni yetişen nesillere Çanakkale ruhunu yeterince anlatabiliyor ve aktarabiliyor muyuz acaba? Zannetmem.
Çocuğa Çanakkale ruhu öncelikle ailede verilir. Sevgi ile güven ile merhamet ile muhabbet ile… Sonra okul girer devreye. İlim ile irfan ile örnek olarak, çalışkan olarak anlatılır Çanakkale ruhu…
Son yıllarda Çanakkale’ye dair dizi ve filmler yapılmaya başlandı ama yetmez. Çanakkale’yi her yıl yedi milyon insan geziyor. Nitelik ve nicelik bakımından bu tür çalışmaların artması gerekir. Kuru kuru yapılan anma programları yerine çocuk ve gençlerin yüreğine dokunan, beyninde izler bırakacak proje ve programlar icra edilmeli. En azından her yıl Anzakların yaptığı kadar sahici, onların yaptığı kadar ete kemiğe bürünen haliyle.
Çocuk ve gençlere mutlaka Çanakkale’yi anlatmamız lazım. Hatta anlatmak yetmez göstermemiz lazım. Orada verilen mücadelenin azizliğini ve karşılaşılan güçlükleri her fırsatta dimağlarına işlememiz şart. Gençler dostunu düşmanını iyi bilmeli ki geleceğe emin adımlarla yürüyebilsin.
Diğer taraftan yüzyıl önce yedi düvel Çanakkale’yi geçemedi. Ama bugün o şanlı ecdadın torunları arasında yaşanan ahlaki yozlaşma, tüketim çılgınlığı, teknoloji bağımlılığı, depresyon çokluğu gibi gençliğin karşı karşıya kaldığı muhtelif problemler bize “acaba Çanakkale geçildi mi?” sorusunu akla getiriyor ister istemez.
Japonya kendi çocuklarının şuurunu artırmak için, önce hızlı trenlere bindiriyor daha sonra atom bombasının atıldığı Hiroşima’yı gezdiriyorlar. Ve çocuklara diyorlar ki; “Binmiş olduğunuz hızlı trenlerden daha hızlısını yapamazsanız, bu atılan bomba gibi bir bomba daha ülkemize atılır.”
Koca Seyit’in torunları, Kınalı Hasan’ın yadigarları ecdadına yaraşır halde yetişmeyi ve yetiştirilmeyi hak ediyor. Bugün Koca Seyit kabrinden kalkıp gelse de gençliğin bu pespaye halini görse cevap verebilecek var mı içimizde?

12027

Ahmet KOCACAN

Ahmet KOCACAN

Eğitimci-Yazar-Psikolojik Danışman Ahmet KOCACAN, 1977 yılında Balıkesir’de doğdu. İlköğretim ve ortaöğrenimini doğduğu ilde tamamladı. 2000 yılında 19 Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümünden lisans diploması ile mezun oldu. Daha sonra Anadolu’nun değişik il ve ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde “Psikolojik Danışman” unvanıyla görev yaptı. Aynı zamanda yurt içi ve yurt dışında farklı kurum, kuruluş, dernek, seçkin okul, kreş ve dershanelerde öğretmen, öğrenci ve veli odaklı yüzlerce eğitim semineri ve konferanslar düzenledi. Ahmet Kocacan'ın 2010 yılında BEN BISIKLET ISTIYORUM , 2011 yılında BÜYÜDÜKÇE, 2013 yılında DAVRANIŞ REÇETESI, 2015 yılında da IKI GÖNÜL BIR OLUNCA isimli yayınlanmış -şimdilik- dört eseri bulunmaktadır. Bu kitaplar okuyucuların fevkalade beğeni ve takdirini kazanmış ve kazanmaya devam etmektedir. Ahmet Kocacan çocuk ve aile konularında danışmanlık ve yazarlık yapmanın dışında farklı Avrupa ülkelerinde (Almanya, Fransa, Hollanda, Isviçre ve Belçika) seminer ve eğitim çalışmalarında da bulundu. Televizyon programlarına konuk olarak katılarak çocuk eğitimi ve eşler arası ilişkiler konusunda programlar yaptı. Yazar Ahmet KOCACAN, hali hazırda ülke sathında ve Avrupa’da seminer, eğitim ve konferanslar düzenlemenin yanı sıra, sinopşehirgazetesi, duragan57.com, damla.nl isimli yurt içi ve yurt dışında çeşitli gazete ve internet sitelerinde eğitim ve aile konularında köşe yazarlığı da yapmaktadır. Ayrıca Ahmet Kocacan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın gönüllü ve sertifikalı eğiticilerindendir. Kendisi seminer, eğitim, kitap ve yazarlık çalışmalarındaki hedefini, “en büyük derdim, bu toplumun ve çocuklarının mutluluğu ve başarısıdır” sözleriyle özetlemektedir. Psikolojik Danışman Ahmet KOCACAN, Türkiye’nin her yerinden ve Avrupa’dan seminer programları için davetler almanın yanı sıra yeni proje ve kitap çalışmalarına devam etmektedir. Ahmet KOCACAN evli ve iki çocuk babasıdır. Yayınlanmış Eserleri . Ben Bisiklet İstiyorum (3. Baskı) . Büyüdükçe (4.Baskı) . Davranış Reçetesi (2. Baskı) . Iki Gönül Bir Olunca (1. Baskı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.