DENETİM YAPIN DENETİM!!!…

Türkiye’de devlet var mı? Sorusu son günlerde sıkça sorulan sorular arasında yer alır…
Kahve köşesinde konuştuğunuz minibüsçüden, tarlada buluştuğunuz üreticiden sıkça bu tür sözleri duyarsınız. Son dönemlerde artan uygulamaların devletin buradayım mesajının bizatihi kendisidir.
Devlet; ben sokakta, köyde, kentte, okulda, dairedeyim mesajını vermeye başlamıştır. Bu gidiş nereye kadar sürer onu bilmem!
Lakin gönül ister ki; adalet terazisi doğru tartmalı, doğru karar vermeli, vatandaş devletle tanışırken devletinden soğumamalıdır.
Bunu neden anlatıyorum! Son dönemlerde ilçe merkezinde artan uygulamalar , trafik kurallarına riayet açısından önemlidir. Artan denetimler, yol kesmeler uzun süredir varlığını hissetmediği devletin; ceza kesen, kurallara riayet noktasında ikaz eden yapısı ilk kez ciddi anlamda kendini göstermiştir.
Durağanlı esnaflarımız vatandaşlarımız bu yeni durum karşısında biraz tedirgindir.
Alışık olduğu durumlar değişmek üzeredir. Devlet her noktada kendini hissettirmekte ‘ben burdayım’ demektedir.
Bu durum ilçemiz adına kısa süreliğine olsa tedirginlik verse de çocuklarımız gençlerimiz ve de toplu yaşam kurallarının uygulanması açısından oldukça elzemdir.
Bu duyarlılık tüm kamu kurumlarına yansımalı birey her yerde birey her yerde eşit vatandaş olduğunu hissettirilmelidir.
……………………………………………………………………………………………………………
Bir konuyu daha hatırlatmak istiyorum; Anayasanın 171. Maddesi der ki; “Devlet, milli ekonominin yararlarını dikkate alarak, öncelikle üretimin artırılmasını ve tüketicinin korunmasını amaçlayan kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır”..
Sahiden sizce alıyor mu? Yoksa köstek mi vuruyor?
Devlet önce neden böyle bir maddeyi anayasaya kooperatifçilik diye koymuştur? Onu sorgulamak onu yorumlamak gerekir. Büyük şirketlerle, maddi güce sahip adi firmalarla rekabet edebilsin bir araya gelebilsinler diyerek teşvik edici bir unsur olarak yasalarımızda kooperatifçilik yer almıştır. Dünyanın her noktasında kooperatifçilik teşvik edilen zaman zamanda bizzat devlet tarafından kurulan ticari kuruluşlardır. Çok sayıda aynı işi yapan kişi ve kuruluşun bir araya gelerek oluşturduğu yasal denetime tabii, kolay fesh edilmeyen, aynı bölge içerisinde aynı faaliyet alanında 2 kooperatifin kurulmasına izin vermeyen yasalar sizce neyi amaçlıyor?
Elbetteki bir ve beraber bölgesel ve de yöresel kalkınmayı hızlandırmak birlikte ticaret yapma ruhunu kazandırmak, başarının tüm üyelere olduğu gibi cezanın da sorumlularına ödevler yüklediği demokratik seçimlerle yetkilerin el değiştirdiği sınırlı faaliyet alanında ticari kuruluşların güçlenmesidir.
Peki; AB fonları bireyden çok sivil toplum örgütlerinin projelerine destek sunar?
Çünkü; onlar da bilir ki; STK (Sivil Toplum Kuruluşları) ve birlikte kalkınma hamlelerini başlatan toplumu aydınlatan toplumsal kalkınmanın adı kooperatiflerdir.
Amma velakin ilçemiz artık bu noktada Saraydüzü, Dikmen gibi çok daha küçük ilçelerin gerisinde kalmıştır. Sivil toplum kuruluşu sayısı olarak Türkiye ortalamasında doğu ve güneydoğu Anadolu’nun en ücra ilçeleri bile bizden iyi durumdadır.
Kamu kurumları, belediye, siyasi iktidar ve de muhalefet olarak Durağan’da sivil toplum kuruluşlarımıza, sendikalarımıza, kooperatiflerimize gerekli desteği sunabiliyor muyuz?
Hayır!
Durağan’da minibüsçüler kooperatifini hiçe sayanlar, milletin hakkını savunduğunu söyleyen hem de siyaset yapanlar bu ilçede ahkam kesiyor! Devletin yasal olmayan komisyonculuğu yassakladığı bir dönemde minibüsçünün sırtından haraç alanlar komisyon yiyor, ilçedekiler seyrediyor, hatta çanak tutuyor!
Yazıklar olsun!
Amma Başağaç’tan 2 servisi tek servisle birleştiren, Gökçebelen, Kavaklı, Alpaşalı hattını tek minibüsü doldurup getiren YİBO’yu – Cumhuriyeti aynı minibüsle taşıyorlar görmüyor musunuz? Ya da birilerine kazandırmak için mi ihaleye çıktınız? Madem bu kadar biliyordunuz niye tek sefer koymadınız ya da şimdi niye müsaade ediyorsunuz? EDİEMİN İFA’sına fesat karıştıranlar var diyor bilirkişi raporları, suç duyurusunda bulunuyor savcılığa kaymakamlık , ihaleden men diyor müfettişler, bilirkişiler? Ekliyor ‘tüm araçları kontrol edin’ ettiniz mi? Siz tüm araçları sözleşme yaparken bir arada hiç denetlediniz mi? Yoksa ‘saldım çayıra mevlam kayıra’ ölen olursa bakar, olay olursa rapor düzenleriz mi? diyorsunuz!
Olukbaşı’na gitmeyen minibüs için formül bulunmuştur; öğrenci yok? İyi de ya varsa! Tuğla fabrikalarına siz mi gönderdiniz? Neden gelmiyorlar? Minibüsü öğrenci diyerek göndermeyen yok sayanlar o zaman bu köyü hiç ihaleye koymasaydınız? madem bu kadar biliyordunuz niye tek sefer koymadınız? Ya da şimdi niye müsaade ediyorsunuz? 54 araçla ihaleye çıktınız. Çıkarken saatleri okulları hesapladınız! Ee o halde! 54 aracın kameralarını öğrencilerin durumunu denetleyemiyor musunuz? Bu araçlardaki kameralar göstermelik mi? Sanırım bu da göstermelik!
Kooperatif alırsa her hatta ayrı minibüs açılır, her minibüsçü kazanır, Durağan kazanır? Hesabı devlet sorar. Lakin şahıs alırsa araçların önemi yok kiralasın, taşerona devretsin, getirsin yeter! Birileri de göz yumar! Sabahın saat 7’sinde gelen çocuk okul bahçesinde soğukta bekler kimse duymaz! Saat 3’te çıkan çocuk saat 5’i bekler bakkal köşesinde, kahve bitişiğinde kimse görmez hatta işlem yapmaz! Yol üstü aktarmalı servislerimiz vardır! Bekleriz!!! bu yeni model(!?) araçlarımızla üst üste, alta alta yol ayrımına kadar yolcu ile yol kenarında öğrenci ile hep birlikte taşırız! Önemli olan öğrenci gelsin? Eğitim aksamasın canım! Öyle diyor Maarif müfettişleri raporlarında! Eee ne olmalı; birileri kazanmalı, birileri birilerine sırt dönmemeli! Ama bu çocuklar sizin çocuklarınız olsa vicdanınız el verir mi? Veliler; bu araçlar sadece sizin çocuklarınızı saatinde getirip götürmek için devlet tarafından parası ödenmiş ihale edilmiş araçlardır. Onlar ucuza aldık zarar ediyoruz, diyerek bu araçlara yolcu bindirilemez! Tek ya da beş çocuk fark etmez çıkış saatinden önce okuldan alır, ders saatinden yarım saat önce okula bırakır. Çocuklarınızın saatine bakın çocuğunuzu soğukta bırakmayın! Sizin sırtınızdan birileri haksız para kazanmasın! Hepsini biz taşıyalım, başka minibüsçü kazanmasın diyenler, 2-3 servisi birleştirip fazla kazanma derdinde olanlar ihaleyi ucuza kapatıp, minibüsçüyü ezenlerin unuttukları tek şey hala adalet duygusuna sahip aldığım ve de aldığın para helal mi diye soranlar var bu ülkede!
Ey yetkililer; rantçıyı ve de koltuğu siz dert etmeyin; siz de Durağan’daki bu değişime ayak uydurun, uyarıları kulak ardı etmeyin denetim yapın denetim!!!…

12012

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.