DEVAMSIZLIK MESELESİ

Herhangi bir öğrenci için akademik başarı ve başarısızlık ile suça sürüklenmenin en önemli kriteri okula düzenli olarak devam edip etmediğidir.
17 yıldır öğrenci problemleri ile birebir ilgilenen biri olarak tespitim çok nettir: OKUL DEVAMSIZLIĞI BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN ANASIDIR. Bunca yıldır “problemli” öğrenci olarak etiketlenen ve akademik açıdan başarısız olan çocukların hemen hepsinin ortak yönü okul devamsızlıklarının çok fazla olmasıdır. Tükenen zamanlar, geçen dersler, biten kitaplar… Heyhat!
Bir öğrenci okul ve ailesinin haberi ve bilgisi olmadan okulu terk ettiğinde/astığında nereye gideceği ve kimlerin eline düşeceği belirsizdir. Okul ve aile denetiminin dışında kalan çocuğun suça sürüklenmesi yağmurda dışarıya çıkıp ıslanmak kadar doğaldır.
Karşılaştığım hadiselerde gördüğüm kadarıyla en önemli devamsızlık nedeni internet ve oyun bağımlılığı. Öğrencilerin çoğu okula gelmedikleri zamanlarda internet kafede, evde oyun oynadıklarını veya sosyal paylaşım sitelerine takıldıklarını söylüyorlar.
Diğer yönüyle öğrencinin okula devamının sağlanması bir disiplin meselesidir. Disiplin de başarının temeli olduğuna göre o zaman neden ve çözüm gayet açıktır. İzdivaç programlarında olduğu gibi göz göre göre yaşanan ve bu problemin çözümü noktasında ihmale devam edilmemelidir.
Bugün hala devamsızlık meselesine bakış açısı ya hatalı ya da eksiktir. Zira mevcut uygulamada devamsızlık sorununun çözümü okula bırakılmış durumdadır. Okulların bu konuda yapabilecekleri ise sınırlı olup etkin sonuç alınamamaktadır. Hal böyle olunca başka yollar aranmalıdır.
Devamsızlık konusunda yalnızca okulların sorumlu tutulması, çocuğun takip ve izlenmesinin ve devamsızlık nedenlerinin çözümünün okula bırakılması –şimdiye kadar olduğu gibi- yetersiz kalacak ve bu kronik problemin çözümüne katkısı cılız olacaktır.
Çözüme gelince:
Çocuğun okula devamı konusunda mutlaka ailenin etkin katılımı sağlanmalı ve sorumluluk büyük oranda aileye yüklenmelidir. Bu hususta gerekirse hukuki, mali ve cezai yaptırım unsurları da kullanılmalıdır. Bu teklifimizi hiç kimse garip karşılamasın! Birçok konuda örnek gösterilen Avrupa’da uygulama böyle! Mesela Hollanda’da öğrenci bir gün okula devam etmediğinde okul, aileden izahat ister. Eğer okul devamsızlık nedeni konusunda ikna olmazsa okul aileye dava açabiliyor ve 5000 euroya kadar aileye ceza verilebiliyor. Almanya’da da benzer uygulamalar söz konusu.
Devamsızlık meselesi eğitim ortamlarının kanayan bir yarasıdır. Bu kan kaybı durdurularak çocuk ve gençler tekrar ilim-irfan yuvalarına dönmelidir. Hem de hemen!

12068

Ahmet KOCACAN

Ahmet KOCACAN

Eğitimci-Yazar-Psikolojik Danışman Ahmet KOCACAN, 1977 yılında Balıkesir’de doğdu. İlköğretim ve ortaöğrenimini doğduğu ilde tamamladı. 2000 yılında 19 Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümünden lisans diploması ile mezun oldu. Daha sonra Anadolu’nun değişik il ve ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde “Psikolojik Danışman” unvanıyla görev yaptı. Aynı zamanda yurt içi ve yurt dışında farklı kurum, kuruluş, dernek, seçkin okul, kreş ve dershanelerde öğretmen, öğrenci ve veli odaklı yüzlerce eğitim semineri ve konferanslar düzenledi. Ahmet Kocacan'ın 2010 yılında BEN BISIKLET ISTIYORUM , 2011 yılında BÜYÜDÜKÇE, 2013 yılında DAVRANIŞ REÇETESI, 2015 yılında da IKI GÖNÜL BIR OLUNCA isimli yayınlanmış -şimdilik- dört eseri bulunmaktadır. Bu kitaplar okuyucuların fevkalade beğeni ve takdirini kazanmış ve kazanmaya devam etmektedir. Ahmet Kocacan çocuk ve aile konularında danışmanlık ve yazarlık yapmanın dışında farklı Avrupa ülkelerinde (Almanya, Fransa, Hollanda, Isviçre ve Belçika) seminer ve eğitim çalışmalarında da bulundu. Televizyon programlarına konuk olarak katılarak çocuk eğitimi ve eşler arası ilişkiler konusunda programlar yaptı. Yazar Ahmet KOCACAN, hali hazırda ülke sathında ve Avrupa’da seminer, eğitim ve konferanslar düzenlemenin yanı sıra, sinopşehirgazetesi, duragan57.com, damla.nl isimli yurt içi ve yurt dışında çeşitli gazete ve internet sitelerinde eğitim ve aile konularında köşe yazarlığı da yapmaktadır. Ayrıca Ahmet Kocacan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın gönüllü ve sertifikalı eğiticilerindendir. Kendisi seminer, eğitim, kitap ve yazarlık çalışmalarındaki hedefini, “en büyük derdim, bu toplumun ve çocuklarının mutluluğu ve başarısıdır” sözleriyle özetlemektedir. Psikolojik Danışman Ahmet KOCACAN, Türkiye’nin her yerinden ve Avrupa’dan seminer programları için davetler almanın yanı sıra yeni proje ve kitap çalışmalarına devam etmektedir. Ahmet KOCACAN evli ve iki çocuk babasıdır. Yayınlanmış Eserleri . Ben Bisiklet İstiyorum (3. Baskı) . Büyüdükçe (4.Baskı) . Davranış Reçetesi (2. Baskı) . Iki Gönül Bir Olunca (1. Baskı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.