DOSTLUKLAR ARTIYOR MU AZALIYOR MU?

“Dostlukları artıracağız, düşmanlıkları azaltacağız. Dış politika hedefimiz budur.” Davutoğlu hükümetinin yerine yeni kabineyi kuran Başbakan Binali Yıldırım’ın ilk demeciydi bu söz. Üzerinden yaklaşık altı ay geçti. O dönemde nerdeyse ilişkide olduğumuz devletlerin tamamıyla kavgalı idik. Bu demeç ile durumun tersine döneceği umudu yeşermişti.
Özellikle İsrail ve Rusya ile yaşadığımız krizler hem siyasette hemde ekonomide büyük sıkıntılara sebep oluyordu. Yeni dönemde bu sıkıntıları gidermek için adımlar atılacağı beklentisi kuvvetlenmişken aradan geçen altı ayda pek de köklü değişiklik olmadı durumda. Tamam İsrail ile barıştık, Rusya ile görüşmeler olumlu yönde ama hala Rusya eski duruma dönmüş değil, engelleri kaldırmadı.
Peki ne oldu? Yeni sıkıntılar baş göstermeye başladı.
Özellikle en büyük müttefikimiz eş başkanlığını ilan ettiğimiz BOP’daki ortağımız ABD ile aramız açıldı. Aramızın düzelmesi umudunu yeni başkan Trump’a bağladık, bekliyoruz.
AB sürecinde ve mülteci krizinde en sık görüştüğümüz Almanya başta olmak üzere AB ülkeleri ile nerdeyse köprüleri yıkma noktasına geldik.
AB İlerleme Raporu’nun sert çıkması, idamı getirirseniz sizi AB’den atarız iması karşısında sayın Cumhurbaşkanı’nın rest çekmesi işi nerdeyse siyasi kavga noktasına getirdi. Referanduma gideriz resti akla soruların takılmasına neden oldu.
Referanduma gidersek ne olur?
AB’ye çekilen resti referanduma götürürsek çekilelim sonucu çıkması çok yüksek bir olasılık. Peki bu durum Türkiye’nin yararına mı olur?
11. Cumhurbaşkanı Gül’e göre pek de olumlu olmaz. Sayın Gül diyor ki: Yaşanan süreci sağlıklı bulmuyorum.. Esas hedef AB’nin 27-28 üyesinden biri olmak değildir, mesele o seviyede bir ülke olmaktır. Bunu Avrupa’ya taviz vermek anlamında görürseniz yanılırsınız. Süreç sürekli işimize yaramıştır, ekonomik olarak da siyasi olarak da yaramıştır. En büyük ekonomik büyümeleri AB’ye üyelik sürecinde gerçekleştirdik. Bu süreç içerisinde Türkiye’ye en büyük yabancı sermaye geldi. 2002 öncesinde yıllık 1 milyar dolar gelirdi, öyle yıllar oldu ki yıllık 28 milyar dolara kadar sermaye geldi.
Sayın Gül’ün açıklamalarıyla birlikte restleşmenin yada kavganın bize yararı mı zararımı olacağına siz karar verin. 11. Cumhurbaşkanı sayın Gül’ün döneminde AB ile uyumu sağlamaya çalışanda, gelinen noktada restleşende aynı kişi olunca karar vermekde kolay olmasa gerek.

1203

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.