Dünün mağdurları, bugünün mağrurları..

YARGIYA GÜVENMİYORUM…
Bu söz bana ait olan bir söz değil….

Bu söz AKP iktidarının başladığı 2002 yıllarında söylenmiş bir söz kim tarafından mı*
Kimler yok ki!
Yıl 2003…
Dokunulmazlıklar kalksın tartışmaları sırasında AKP Adıyaman milletvekili, dönemin Yasama Dokunulmazlığını Araştırma Komisyonu Başkanı Hüsrev Kutlu, bakın ne diyor;
-Yargıya güvenmiyorum!(?)
Tartışma bitmiyor. dönemin Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin sahneye çıkıyor ve Hüsrev Kutlu’ya destek vererek yayınladığı bildiride; “Bir kısım kurum ve kuruluşların, basın ve yayın organlarının kişisel ikbal ve istikbal ya da ekonomik çıkar uğruna siyasilerin bu açıklamalarına katıldıkları” vurgulanarak bildirinin devamında, “Yargıtay ve mahkemeler, Cumhuriyeti, devleti ayakta tutan temellerden en önemlisidir. Bu temeli sağlam ve itibarlı tutmak herkesin görevidir. Siyasal gücün etkisine maruz kalmış bir yargı, objektifliğini, saygınlığını, temel hak ve özgürlükleri etkin bir şekilde koruyabilme yeteneğini yitirir”
O dönemde Yargıya etki noktasında sadece Milletvekili, Bakan düzeyinde kalmadan Başbakan Erdoğan’ da Ermeni konferansı ile ilgili olan tartışmaya katılarak, İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin konferansın iptalini ilişkin kararına sert tepki gösteriyor;
“böyle bir düşünce platformunun engellenmesini demokrasi, özgürlük ve çağdaşlıkla bağdaştıramıyorum” cümlelerini daha da ileri götürerek “demokratik ülkede düşünce açıklanacak bir organla ilgili kararı tasvip edemem. Hele daha ileri demokrasilerde, özgür bir Türkiye dediğimiz dönemde böyle bir engellemeye giremezsiniz” diyordu.
Yine o dönem başbakan bu gün cumhurbaşkanı olan Erdoğan ; Zana’ların davasında BBC’nin Yunanca servisine yaptığı açıklamalarda ise yasalardaki değişikliği onlar için yaptıklarını gözler önüne seren bir konuşma yaparak yargıya sanki talimat veriyordu. Basında yer alan bu sözleri aynen şöyle idi;
“Zana ve arkadaşlarının davası yeniden yargılama sürecinde olmasına rağmen, hiç bir değişiklik görülmüyor. Bu kişilerin bir an önce tutuksuz yargılanması gerek”
Yıllar geçti bu sözlerin üzerinden o gün mağduru oynayan devletin siyasallaşmasından bahsedenler bu gün yargı kararları, hukuk devleti diyor ya; insanı bir gülmek tutuyor!…

Neden mi? sadece cumhurbaşkanını eleştirdi diye ..Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na, sosyal medya paylaşımları nedeniyle ‘kamu görevlisine hakaret’, ‘Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılamak’ ve ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlarından verilen toplam 4 yıl 11 ay 20 gün hapis cezasını onadı.

Üstelik dün siyasi yasaklardan muzdarip olan her düşünceye özgürlük istediğini geçmişte dillendiren bir iktidar döneminde siyasi yasak getirerek.
Aslında bu yasağa bu karara en sert tepkiyi AKP’lilerin vermesi gerekirdi.
Oysa geçmişte dönemin cumhurbaşkanları Turgut Özal’a, Süleyman Demirel’ ebaşbakanlık yapan oca siyasi lidere katı tutumu ile öçne çıkan Alparslan Türkeş’e, Necmettin Erbakan’a ve o dönemim tüm siyasi liderlerine en ağır eleştirilerin yönetildiği, kasetlerin yapıldığı, filmlerin çekildiği, skeçlerin komedi programlarında yer aldığı dönemden bu güne çok şey değişti! O günler de bu gün muktedir olanlarda o dönemlerde cumhurbaşkanını, başbakanını en ağır biçimde eleştiriyor, sosyal medya olmaması nedeni ile gazetelerde bu sözler yer alıyordu..
O günlerden bu günlere geldik. O gün yargıya güvenmeyenler, bu gün toplumun güvenmesini istiyor…
İnanın toplum artık bırakın yargıyı sizin aldığınız kararlara da güvenmiyor. Her karar sorgulanır olmaya başladı. Sadece muhalefet değil aklı selim her birey hatta AKP içinde yer almış siyasetçi, bile sosyal medya hesabından bunları eleştirir oldu. Üstelik AKP yöneticilerini ve siyasi iktidar sahiplerini uyararak; ““Bir dönem çeşitli vesayet odaklarının etkisi altındaki yargı tarafından mağdur edilen bizlerin hikayeleri hafızalarda tazeliğini korurken, dünün mağdurlarının mağrur ifadelerle yaşanan hukuksuzluklara gözünü yumması kamu vicdanını yaralamaktadır” cümleleri ile uyardı iktidarı AKP’nin kurucusu eski bakan, TBMM başkanı Bülent ARINÇ..
O nedenle yargıya güvenin demek yetmiyor artık.. Alınan kararlar vicdanları yaralıyor. Terör suçlaması tutmuyor, düşünceden yargılıyor siyasi yasak getiriyorsan işte orada duırmak lazım! nerede kaldı özgürlük? Nerede kaldı eleştiri hakkı. Bir siyasetçi bir siyasetçiyi eleştiremeyecekse geçmişte sizin söyledikleriniz ortada dururken bu gün uygulamaya konulan ccezalarla bastırılan bu yasaklara ne demeli? Kimi kimden koruyorsunuz? Unutmayın sizi iktidara getiren güç o yasaklar karşısında söylediğiniz ve uyguladığınız politikalar oldu. Bu günde sizi o koltuktan edecek olan da bu olacaktır…

1206

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.