GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN TARTIŞMALAR UZAK DURSUN…

Bundan tam 90 yıl önce genç bir nüfusu Çanakkale Savaşları’nda kaybetmiş bir ulusun kendi diline kendi kimliğine doğru yol aldığı bir donemin başlangıcıdır 24 Kasım…
Büyük önder Atatürk’ün latin harfleri İle eğitim ve öğretime başladığı, Millet
mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği tarih olan 24 Kasım 1928, 1981 yılında Atatürk’ün 100. Doğum yıldönümünde ülke çapında öğretmenler günü olarak kutlanmasına karar verilir.
O tarihten bu tarafa 24 Kasım Öğretmenler günü olarak kutlanır..
Öğretmen insanlığın temel taşıdır.
Bilimin yansıması, aydınlık yarınların doğan ışığıdır…
Öğretmen var ile yok arasında olan kişiye kimlik veren verdiği kimlikte kendini gören usta bir öğretici, usta bir şekillendiricidir.
En usta din alimine, en dipte varlığını sürdüren fırsat düşkününe kendinden bir şeyler bahşeden, geçmişte muallim gelecekte en güzel anı olarak bireyin her daim hafızasında şekillenen ulvi bir isimdir öğretmen…
İnsanoğlu anne ve babadan sonra tanıdığı bu yüce mesleğin temsilcilerine hangi dinden, hangi ırktan hangi felsefi görüşten olursa olsun, insanlığın mayasına kattıkları değerlerden dolayı her daim saygı ve sevgi besler…
Bu gün dünyaya yön veren filozofta, bilim adamı da, siyasetçi de en gaddar
komutan da diktatörde onların eseridir. Öğretmen iyi ya da kötü ayırt etmeksizin insanlık için emek verir.. İnsana insan olduğunu hatırlatır tüm değerleri yaşayacak
olan bireye önce okuması için okuma yazma öğretir…
Düşünmesi için matematik, yaşaması için hayat bilgisi, kullanması için kalem, savunması için beyin, üretmesi için akıl, gelişmesi için toplumsal yaşamın anahtarını sunar…
Her bireyin farklı olduğunu ve her bireyin özgürce yaşaması için önce insan olması gerektiğinin altını çizer…
Zihinleri farklı olan küçücük beyinlere bir arada yaşamanın, paylaşmanın en güzel örneklerini sunarlar…
İnsanı yaratan yüce yaratanın kendi ruhundan üflediği insanoğlu yarınlara giden yolda, öğretmensiz; kimliksiz ve şahsiyetsiz bir nesne olacaktır.
İşte bu gün ülkemizde cumhurbaşkanını başbakanını yetiştiren öğretmen olgusu,dinsel ve de siyası tercihler neticesinde aklı ve insanı geri plana alan sadece iktidar olabilme ya da kalabilme dürtüsü ile adeta pozitif bilimin dışına itilerek en son tercih edilen, zorunlu bir meslek haline getirilmiş durumdadır. Bu durum dünde böyleydi bu günde böyledir.
İnsanımıza, çocuklarımıza şekil veren geleceğe giden yolda hamuruna maya olan öğretmen bu gün hiçbir şey olamazsan öğretmen olursun felsefesine kurban gitmenin bedelini umutsuzlukla ödemiştir.
Bir çok öğretmen adayı atanmayı beklerken, bir çok sözleşmeli öğretmende zor şartlar altında görev yapmaktadır.
Bir çok il ve ilçede kadro dolu olarak görülürken ilçelerde ise adeta öğretmen açığı tavan yapmıştır.
Buna karşılık özveri ile çalışan 1. sınıftan aldığı öğrencisini 4. sınıfa kadar götürmek için mücadele eden idealist öğretmenler sayesinde taşra da halen ilkokul öğretmenlerinin çabası görülmektedir.
Geçmişte ağır eleştirilere konu olan fakat son dönemlere de damgasını liyakatin geri plana itilmesi, atamalarda adalet duygusunun kaybolması, atamalarda siyasi mekanizmaların etkili olması eğitimde kaliteye düşürmüştür. Bu durum zamana eleştirlere konu olmuş basına servis edilmiş sendikaların en ağır biçimde eleştirdiği durum olmuştur.
Öğretmenin; toplumun ve siyasetin önüne yem edilen kalite ve standardın aranmadığı yozlaşmaya geçit veren bir meslek grubuna dönüştürülmesi aklı ve bilimi kabul eden toplumlarda kabul edilebilir bir durum değildir.
Öğretmenlik mesleği en kaliteli insanların tercih edeceği ve bu , mesleği severek yapan bireylerin tercihte bulunabileceği maddi ve manevi hazza kavuşturulmuş işini severek yapan, toplumda saygınlığını her geçen gun arttıran bir meslek grubuna dönüştüğü gün ülke aydınlık yarınlara daha hızlı ve daha kolay ulaşacaktır.
Geleceğin hamuruna maya olan öğretmen; günü geçmiş, son tercih kurbanı, maddi zorluklara düşmüş, severek ve isteyerek yapılmayan merdiven altı üretimin siyasi kurbanı olmuş ise o hamurdan oluşacak üründe sadece bireyi değil
bir ülkenin geleceğini, insanlığı zehirleyen katledilmesi ya da imha edilmesi
gereken bir ürün olarak yasaklılar listesine alınacaktır.
Bu gün ülkemizde öğretmenlerimizin sendikalar uğruna birbiri ile didiştiği, sendikalı olmasıyla makam kaptığı ya da iktidara yakın sendika, uzak sendika diyerek adlandırıldığı ve topluma lanse edildiği, sendikalara geçişte baskı yapıldığı iddiaları kabul edilebilir bir durum değildir.
Geleceğe giden gençliğin hamuruna maya olan öğretmen siyasetin gölgesinde kurban değil, geleceğin Türkiye’sine imza atan mimarlar olarak görmek arzusu ve dileği ile 24 Kasım Öğretmenler günü tüm öğretmenlerimize , öğreten ve düşünen bireylerimize kutlu olsun…

12025

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.