KENDİNİ DÜŞÜNENLERE DERSİNİ VERİN!

Bu haftaki köşe yazımı bir kaç günlük tatil için geldiğim memleketim Sinop Durağan’dan yazıyorum. Durağan’a iner inmez yazılarımın yayımlandığı Şehir Gazetesi’ne uğradım. Keyifli, kısa bir sohbet. Tabi konu yaklaşan yerel seçimler. Muhtarların fazla seçmen şikayetleri. Halkın hakkını aramak istemesi gibi şeyler konu edildi. Sanki bir pişmanlık hakim ilçe halkında. Yaklaşan yerel seçimlere sayılı günler kala siyasi partilerin adayları hazırlıklarını yapsa da çok tatlı bir seçim telaşının olduğunu söylemem şuan için mümkün değil. Dinlediğim şaibeler, dilekçeler, arkadan iş çevirmeler havada uçuşuyor. Şimdilik bu kadar. Göreceklerimizi de önümüzdeki hafta köşe yazımda ifade edeceğim.

Aslında daha öncede ifade ettiğim gibi, yerel seçimlerin benim için 24 Haziran seçimleri sonrasında hiç bir hükmü kalmadı. Zira, ülke 17 senedir tek bir yapının, tek bir iradenin himayesinde ve güdümünde yönetiliyor. Durum böyle olunca da sistemin tek bir rejime eğilmesi farkındalıklarında bir öneminin olmayacağı yönünde. Otoriter gücün muhalif belediyeler üzerindeki etkisinin bir ‘Çekiç’ vazifesi görevini doğurması da kaçınılmaz. Yerelde yaşayan insanlar için bu seçim önemli olsa da adil bir seçimin olmadığı her seçim sonrası ortaya çıkıyor.

Mesela, yıllar önce ölmüş, isimleri unutulmuş insanlar halen seçmen listelerinde yer alıyor. Hayvanların bulunduğu ahırlardan bile hayali seçmenler fışkırıyor. Güvenli bir seçim ortamı, adil bir yarış sistemi, olanakların ortak payda halinde kullanıldığı bir seçim mekanizması yok. Televizyon kanalları tek sesli yayınlar yapıyor. Gazeteler deseniz öyle. Manşetler tek tip. Her şey tek bir adamın talimatı doğrultusunda halkın önüne çıkıyor. Sosyal medya ise, tamamen muhalif avlama, muhalif tespit etme, muhalif ele geçirme! ortamına dönüştürüldü. Durum her ne kadar böyle olsa da yerel seçimler, halkın kendi yaşadığı bölgesinde bağlı bulundukları belediyelerin çalışmalarını, halka olan davranışlarını ortaya koyacak bir karnedir. Karne ortalaması, okullarda gördüğümüz gibi ders notlarının, öğrencinin başarı durumunu ortaya koyan “PEKİYİ, İYİ, ORTA, GEÇER, KALDI” gibi alıştığımız ifadeler belediye başkanları, belediye başkan adayları ve belediyelerde görevli tüm amirler için de geçerlidir. Ülkenin bir çok yerinde olmayan seçmenlerin seçmen gibi gözükmesi Durağan’daki siyasi partilerin de üzerinde hassasiyetle durduğu bir konu. Durağan’daki siyasi havayı henüz koklayabilmiş değilim. Bir kaç günlük memleket havasında siyasi havayı, halkın tercihinin hangi yönde olacağını, tüm partilerin adaylarını tek tek analiz edip süprizleri yine bu köşeden yorumlayıp okuyucularımıza paylaşacağım.

Fazıl Say’a sövenler ödülünü verdi!

Fazıl Say.
Türk klasik batı müziği piyanisti..
Ülkede belli bir kesim tarafından sevilen, sayılan, belli bir kesim tarafından da sövülen, sevilmeyen kişilerden birisi.
Fazıl Say bir dönem hükümet medyasının hedefine oturtulmuş, hedef haline getirilmiş bir sanatçı. Nitekim ödülünü sevenlerinden değil, sövenlerinden aldı. Ona sövenler bir kez daha, bir konuda daha aldatılmış oldular. Vah yazık!..

Vicdanların yerini cüzdanlar aldı!..

Ülkenin bir kısmı milli kimlikten uzaklaştırılıyor. Bir kısmı samimiyetle yaşadığı İslam’dan uzaklaştırılıyor.
Bir kısmı inandığı değerlerden, örf adetlerinden uzaklaştırılıyor. Yani tüm kesimlere yönelik sinsi bir operasyon yapılıyor. Ülkenin genleriyle oynadılar, adeta fitneye çevirdiler. Komşu komşuya düşman oldu. Akraba akrabayı tanımıyor. Kimse kimseye güvenemiyor. Bu, BOP planının en öncelikli, en büyük parçasıydı. AKP gitmezse ülke uçuruma gidecek. AKP giderse eskisi gibi olup anadolu duygusuyla hep birlikte yeniden doğacağız, kardeşce..

Zuhal Topal’a ödül gibi tazminat!

Önceki senelerde Kahramanmaraş’ta şehitlerimiz gelmişti. Zuhal Topal denilen kendini bilmez kadının programına birisi bağlanıp, “Ülkemizde şehitler var, siz ise oynuyorsunuz” diyerek tepki göstermişti. Bu tepki sonrası izdivaç denilen tezgahın sunucusu Zuhal Topal o tepkiyi gösteren dondurma ustasına tazminat davası açmıştı. Mahkeme sonuçlanmış. Koca binalarda adalet dağıttığını iddia eden hakimler Zuhal Topal’a değil, “Şehitler var, siz oynuyorsunuz” diyene ceza kesmiş. Mahkeme, haksız bulduğu dondurma ustasının Zuhal Topal’a 10.000 TL tazminat ödemesine hükmetmiş. Doğruyu söyleyen ceza yiyor. Nasıl bir düzene denk geldik!
Aman yarabbi..

Doğu Türkistan kan ağlıyor!
Her hafta cuma hutbesinde, Doğu Türkistan katliamından söz eden bir imama daha rastlayamadık. Konu Suriyeli olunca “Irkçılık yapmayın!” diye avaz avaz bağıran iktidarın hutbedeki siyasi temsilcileri niye Doğu Türkistan zulmüne sessizsiniz? İslam’ın imamlarını tenzih eder, siyasal imamlaradır lafımız.

AYKIRI KALEM..

12056

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.