KISSADAN HİSSE

Hikaye bu ya, Nasrettin Hoca’nın evi yıkılmak üzeredir. Her geçen gün bir duvarı çatlar. Akıbeti kendisini haykırır ama Hoca, bir türlü kabullenmek, görmek istemez. Bir lokma çamurla yarıkları kapatır ve: “Ey evim, bunca zamandır beraberiz. Bu birlik hatırına, yıkılacağın zaman bana haber ver. İçerinde malım, eşyam, çoluk çocuğum var. Sakın ola, habersiz göçüp gitmeyesin, ocağımı yıkmaya, beni perişan etmeyesin!” dermiş. Her gün yeni bir çatlak ve her gün tekrar edilen bu istek… Nihayet bir gün, eve geldiğinde evinin yerle bir olduğunu gören Hoca, bu defa: “Hani bunca beraberlik adına senden istediğim, küçücük bir haber verme vefası” diye, hayıflanıp yakınmaya başlayınca; enkaz dayanamayıp dile gelerek şöyle haykırmış: “Ne zaman ağzımı açacak olsam, hep bir lokma çamurla tıkayıp beni duymak, dinlemek istemeyen sen değil misin?”

Kıssadan maksat, hissedir; hisseden maksat ise ibret…

Nasrettin merhumun evi gibi bugün ahlaki değerler “SOS” veriyor. Toplum olarak ahlaki değerlerimizde geniş çatlak ve yarıklar çoktandır oluşmaya devam ediyor. Son yıllarda olup biten hadiselere bir bakınız Allah aşkına! Bunların hangisi akla, ilme, irfana, ahlaka, edebe sığar?

Hikâyede anlatıldığı gibi her ne kadar görmek, duymak, bilmek ve kabullenmek istemesek de bu ahlaki yozlaşma göz göre göre yaşanmaya devam ediyor.

Yolda, evde, sokakta ve medyada ulu orta sergilenen haller bize kimlerden miras kaldı?

Bilecik’te metfun şeyh Edebali, İstanbul’un Fatih’i Sultan Mehmed, Konya’nın büyüğü Hz. Mevlana, Balıkesir’in Zağnos Paşa’sı bugün kabrinden kalkıp da bu hâl-i pür melalimizi görse bize ne der acaba?

Son yıllarda ahlaki değerlerde – hiç olmadığı kadar- ciddi aşınmalar yaşanıyor. Sevgi, saygı, ahde vefa, hoşgörü adeta mumla aranır hale geldi. Eğitimden, siyasete oldukça geniş yelpazede tehlike çanları çalıyor. Birileri bu ibretlik durumun ya farkında değil, ya da bilerek meseleye göz yumuyor.

Bizi biz yapan değerlerimiz çoktan rafa kaldırıldı bile. Varsa yoksa maddi refah. Diğer taraftan huzurumuz kalmadı. Bakınız Türkiye’de 2016 yılı itibariyle tam 212 bin boşanma davası açıldı. Başka bir şey söylemeye lüzum var mı?

Yapılan her şeyi “hoş” ve mubah görmek bizi nereye götürecek? Kötülerin kötülükleri yanlarına kar kaldığında bu iyi insanlara ne mesajlar verir, hiç düşünülüyor mu? Düşünülüyorsa gereği neden yapılmıyor?

Bilinmelidir ki, bu sorunlara göz kapayarak, kulak tıkayarak “neme lazım” diyenler halk ve Hakk katında mesuldürler.

Son tahlilde, “Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa koyunu, Gelir de adl-i İlahi sorar Ömer’den onu.” Düsturunu ilke edinen basiret ve feraset sahibi kişilere her zamankinden daha çok ihtiyaç var.

12049

Ahmet KOCACAN

Ahmet KOCACAN

Eğitimci-Yazar-Psikolojik Danışman Ahmet KOCACAN, 1977 yılında Balıkesir’de doğdu. İlköğretim ve ortaöğrenimini doğduğu ilde tamamladı. 2000 yılında 19 Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümünden lisans diploması ile mezun oldu. Daha sonra Anadolu’nun değişik il ve ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde “Psikolojik Danışman” unvanıyla görev yaptı. Aynı zamanda yurt içi ve yurt dışında farklı kurum, kuruluş, dernek, seçkin okul, kreş ve dershanelerde öğretmen, öğrenci ve veli odaklı yüzlerce eğitim semineri ve konferanslar düzenledi. Ahmet Kocacan'ın 2010 yılında BEN BISIKLET ISTIYORUM , 2011 yılında BÜYÜDÜKÇE, 2013 yılında DAVRANIŞ REÇETESI, 2015 yılında da IKI GÖNÜL BIR OLUNCA isimli yayınlanmış -şimdilik- dört eseri bulunmaktadır. Bu kitaplar okuyucuların fevkalade beğeni ve takdirini kazanmış ve kazanmaya devam etmektedir. Ahmet Kocacan çocuk ve aile konularında danışmanlık ve yazarlık yapmanın dışında farklı Avrupa ülkelerinde (Almanya, Fransa, Hollanda, Isviçre ve Belçika) seminer ve eğitim çalışmalarında da bulundu. Televizyon programlarına konuk olarak katılarak çocuk eğitimi ve eşler arası ilişkiler konusunda programlar yaptı. Yazar Ahmet KOCACAN, hali hazırda ülke sathında ve Avrupa’da seminer, eğitim ve konferanslar düzenlemenin yanı sıra, sinopşehirgazetesi, duragan57.com, damla.nl isimli yurt içi ve yurt dışında çeşitli gazete ve internet sitelerinde eğitim ve aile konularında köşe yazarlığı da yapmaktadır. Ayrıca Ahmet Kocacan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın gönüllü ve sertifikalı eğiticilerindendir. Kendisi seminer, eğitim, kitap ve yazarlık çalışmalarındaki hedefini, “en büyük derdim, bu toplumun ve çocuklarının mutluluğu ve başarısıdır” sözleriyle özetlemektedir. Psikolojik Danışman Ahmet KOCACAN, Türkiye’nin her yerinden ve Avrupa’dan seminer programları için davetler almanın yanı sıra yeni proje ve kitap çalışmalarına devam etmektedir. Ahmet KOCACAN evli ve iki çocuk babasıdır. Yayınlanmış Eserleri . Ben Bisiklet İstiyorum (3. Baskı) . Büyüdükçe (4.Baskı) . Davranış Reçetesi (2. Baskı) . Iki Gönül Bir Olunca (1. Baskı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.