Korkma, susma, saklama, unutma!

“kadın, dalları göğe yükselen bir ağaçtır…”
İranda kadınlar en temel insan hakları için mücadele ediyor Mahsa Amini gibi çok kadın hayatını kaybediyor. Kadınlara stadyumda maç seyretmek yasaktı Sahar Khodayari erkek kıyafeti giydi, yakalandı 6 ay hapse gireceğini öğrenince mahkeme önünde kendini yaktı!!…
Dr. Homa Darabi hep özgürlük mücadelesi içinde oldu.Tahran Üniversitesinde profesörken,rejimin dayattığı kıyafeti reddetti!!! Uzaklaştırıldı… 1994’te kadınlara yönelik baskıları protesto için ‘’Zulme son!Yaşasın özgürlük!’’ diyerek kendini ateşe verdi…

Verilen mücadele sadece zorla başörtü takılmasına karşı değil. Kadınlarla ilgili ayrımcılık, sosyal, siyasi hukuki ve her alanda var. İran İslam Ceza Kanunda ki, had, kısas ve diyet bakımından; kadının tanıklığı sınırlıdır, erkekle eşit temelde tanıklık hakkı yoktur..
2KadınTanık=1ErkekTanık

Boşanma, velayet pasaport alma, yurt dışına çıkış, hakim/savcı mesleklerine giriş gibi hemen her alanda kadınlara eşit hak tanınmamış, bir çok hakkın kullanımı babanın kocanın veya devletin iznine tabi kılınmıştır… Kocanın karısını, itaat amacıyla dövmesi caiz sayılmaktadır!

Töre saikiyle kadınların, kız çocuklarının öldürülmesi suçları; cezasızlık veya kan parası(diyet)ödenerek sonuçlanmaktadır. Mahsa Amini nin de ölümüne neden olan İrşad Deviyelerinin (Ahlak polisi) başörtüsü diğer kıyafet kurallarını takip etme ,uymayanları göz altına alma yetkisi var.

Ceza hukuku dahil hukukun her alanındaki ayrımcı kanun ve uygulamalar; İran’la Afganistan’la sınırlı değil elbette. Temel sorun: Kadınları tercih ettiği değerlere göre maddi ve manevi varlığını serbestçe geliştirme hakkı olan özerk bir süre olarak değil, bir itaat objesi görülmesi.

Ülkemizde, Anayasa, TCK, TMK ve diğer kanunlardaki düzenlemeler eşitlik ilkesine uygun. Bizde temel sorun hakların hayata geçmemesi İstanbul Sözleşmesi gibi geri adımlar. Bu nedenle kadın hakları örgüt ve aktivistleri Yasalara Dokunmayın Uygulayın diyorlar..

Sorumlusunuz! Yoksullaştırdığınız, zorlaştırdığınız tüm hayatlardan! Sorumlusunuz! Yalnız hissettirdiğiniz her vatandaşınızdan! Sorumlusunuz! Öldürülen yüzlerce kadından! Katliamlardan!

Ülkeyi kadın ve çocuk mezarlığına dönüştürdü hukuk sistemimiz.

Bu verilere göre geçen yıl öldürülen kadın sayısı 348 iken, bu yıl 11 Kasım’a kadar 327 kadın, erkekler tarafından katledildi.

18 yaşında gencecik bir kadın. Hasta kardeşinin tedavi masraflarını karşılamak için Konya’dan gelmiş. Milas’ta şarkı söylediği mekanda alacaklarını vermeyen işletme sahipleri tarafından nacakla kafasına vurularak öldürülüp gölete atılıyor. Zehra’nın babasının söylediği sözleri unutmayalım..Çobanım kimsemiz yok diye böyle oldu!!! Çekin o pis ellerinizi kadınların üzerinden, alacağını almaya gittiği yerde darp edilip öldürüldü..

-Büyükçekmece’de 8 yaşında ki çocuğun gözleri önünde bir kadın, anne öldürüldü!

-Eylem Pesen (2009): 17 yaşında eşi tarafından öldürüldü. Katil zanlısı eş, Eylem’in cansız bedeninin üzerinden iki kez arabayla geçti. 4. yılına giren davada sanık, “Diğer kadın katillerinin yararlandığı indirimlerden yararlanmak istiyorum” dedi.

-Ayşe Paşalı (2010): Boşanmak istediği için eski eşi tarafından 11 yerinden bıçaklanarak öldürüldü.

– Gülşah Aktürk (2012): Van’da öğretmenlik yaptığı sırada beraberlik teklifini kabul etmediği kişi tarafından ailesini ziyarete gittiği Konya’da öldürüldü. Gülşah hayati tehlikesinin farkında olarak şikayetçi olmuştu.

-Gülşah Sarcan (2013): Boşandığı eşi tarafından, barışma teklifini kabul etmediği gerekçesiyle 8 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Cesedi TEM Otoyolu’nda bulundu. 2013’ün ilk kadın cinayeti olarak kayıtlara geçti.

-Gönül Dilekçi (2013): Boşanma davası açtığı eşi tarafından öldürmeden önce bir kez bıçaklamıştı. Gönül evden kaçarak bir ailenin yanına sığındı. Katil Gönül’ün sığındığı aile evinde onu buldu, camdan girerek öldürdü. Dava henüz açılmadı.

Bir kadın, bir insan dövülerek ve baltayla kesilerek öldürüldü! Cesedi havuza atıldı! Yer yerinden oynamalıydı, oynamadı! Alışmayın arkadaşlar. Dün Azra, bugün Zehra yarın sen ya da ben veya ikimiz… Bir kadının cesedi bile güvende değil !

“Türkiye’de şu anda kadınların canları pahasına kendi hayatlarını seçme mücadelesi var. Kadınlar çalışabilmek, toplumsal hayata katılabilmek, memnun değil ise boşanabilmek, istedikleri gibi giyinebilmek istiyor. Ölümü pahasına direnen kadın hayattan haklarını istiyor. Her kadın ölümü bu uğurda verilmiş bir mücadeledir.’’

BİR KADIN SUSTURULDUĞUNDA, ARTIK HAKKINI ARAYAMAZ…..

Ne çok öldürüldük, ne çok öldürdünüz bizi,Doğu’dan Bati’ya, Güney’den,Kuzeye annelerin yüreği yangın yeri. Bir kadının adını gördüğümüzde; korku, öfke ve acının içimizi kapladığı bugünler elbet geçecek.
geçen yıl 81 bin 100 kadının kasıtlı öldürüldüğü, son 10 yılda kadın cinayetlerinde gerileme kaydedilmediği ve kadın veya kız çocuklarına yönelik cinayetlerin büyük kısmının cinsiyet kaynaklı olduğu belirtildi.

Her 60 dakikada 5’ten fazla kadın yakınları tarafından öldürüldü!!!

2022’de 327 Kadın KATLEDİLDİ!!!

geçen yıl dünya genelinde tahminen 45 bin kadının, eşleri, erkek arkadaşları veya da ailelerinin bir üyesi tarafından öldürüldü!!!

Cehaletin tek korkusu ‘KADIN’, çünkü kadın öğrenirse çocuklarına da öğretir…

Çoğu şeyin sonunu merak etmiyorum,
yol güzelse topuklu ayakkabılarımı giyip yürüyorum..!
Yol engebeli ise spor ayakkabılarımı giyip yürüyorum..!
Sonuçta o yol benim ve sonuna kadar gitmeliyim.

BİZ KADINLARIN TEK İSTEĞİ
ÖLDÜRÜLMEMEK!!!

“Bir kadın olarak; ülkem yok.” -Virginia Woolf

12014

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.