NE GİRERSE O ÇIKAR

Çocuklarda obezite oranı %10’u buldu.
Çocuklarda dikkat dağınıklığı 20 yıl öncesine göre 100 kat arttı.
Çocuklarda kalp ve damar rahatsızlıklarında ciddi oranda artış tespit edildi.
Çocuklarda şeker rahatsızlığı sayısı hızla çoğalıyor.
Çocuklarda davranış problemlerinde artış gözleniyor.
…..
Bu listeye farklı onlarca madde eklenebilir.
Peki, bütün bunların sebebi ne? Yani ne oldu da yukarıda zikredilen bedeni ve ruhi rahatsızlıklarda böylesine artış oldu? Sahi, bu rahatsızlıkların çoğu aslında yetişkinleri ilgilendiren rahatsızlıklar değil miydi?
Ne yazık ki çoğu modern dünyada kangren haline gelmiş olan rahatsızlıklar, bizim çocuk ve gençlerimizi de ciddi manada tehdit etmektedir. Daha çok sanayi ve teknolojik gelişimi üst seviyede olan ülkelerde sıklıkla karşımıza çıkan problemler, ülkemiz çocuk ve gençleri için de söz konusudur artık.
Bu tablonun başlıca aktörleri şunlardır: Açgözlü endüstri, reklamlar, okul kantinleri, yanlış teknoloji kullanımı, uzun mesai saatleri, bilinçsiz aileler v.s. Genel anlamda yanlış beslenme alışkanlıkları bu sonuçları hepimizin yüzüne bir şamar gibi çarpmaktadır bugün.
Bilinmektedir ki yemek sadece yemek değildir. Zira bedene girenler sadece karnı doyurmakla kalmaz. Beyni, zihni ve davranışlara da etki eder. Doğru ve dozunda beslenme insana sağlık, mutluluk ve başarı getirirken; yanlış beslenme ise sağlık, mutluluk ve başarı önünde en büyük engeli teşkil etmektedir.
O halde ‘zararın neresinden dönülürse kardır’ anlayışı ile hareket etme zamanı çoktan gelmiştir. Hatta geçmektedir bile. Çocuklarımızı ve gençlerimizi yani geleceğimizi daha fazla heder etmeden bu konuda acilen tedbirler alınmalıdır.
Öncelikle aileler, bu konuda bilinçlendirilmeli ve davranış değişiklikleri yapmaları yönünde telkinlerde bulunulmalıdır.
Yanı sıra medya organları doğru beslenme konusunda ailelere, çocuklara ve gençlere yönelik içerik ve programlara yer vermelidir.
Okul kantinleri daha ciddi denetlenerek, çocuk ve gençlerin sağlığını tehlikeye atacak ürünlere asla müsamaha gösterilmemelidir.
Çocukları yanlış ürünlerin tüketimine sevk eden reklamlar –gerekirse- yasaklanmalı ama mutlaka bu işe dur denmelidir.
Unutmayın ki;
Ağzımızdan ne girerse beynimizden, bedenimizden ve dilimizden o çıkar…

12013

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.