RAMAZAN AKLI DEĞİL ÖNEMLİ OLAN İNSAN AKLI!

Onbir ayın sultanı Ramazan ayı 6 Mayıs’ta başlıyor. 11 ayın sultanı, bereket, rahmet, af ayı olan Ramazan ayına erişmiş bulunuyoruz. Geçmişle gelecek arasında bir kültür, örf, adet, gelenek köprüsü oluşturan Ramazan ayındayız. Bu ay geçmişte hoş sohbetlerin yaşandığı kaynaşmanın arttığı insanın insan olma yolunda zorluklara nefis ile mücadelesine akıl ile vicdanın dengeye sahip olduğu aydır.
Bu ayda kendimizi hesaba çekerken aslında insan olma özelliğini kaybettik mi bunu da sorgularız.Çünkü insanı farklı kılan aklıdır. Aklı ile Allah’ı bulur, aklı ile ibadete gider aklı ile yaşamı kendine kolay kılar aklı ile insanlığa faydası dokunur. “Ramazan ayı geldi. Hatimler, mukabeleler okunacak, ne güzel! Peki ya bu Ramazan, insanı okumayı becerebilecek miyiz? İnsanı okumadan, kitabı nasıl anlayabiliriz? Birbirimizi nasıl anlarız? Nasıl bağışlar, nasıl hoş görür, nasıl severiz? Yeryüzünün dört bir yanında gönüller yıkılırken, çocuklar istismar edilir, kadınlar şiddet görürken, Gazze’de hangi suçtan öldürüldüğünü bile anlamadan genç bedenler toprağa düşerken, Allah’ın en kutsal ayetinin yerle bir edildiğinin farkında mıyız acaba?” diye sorar bir yazısında Hürriyuet gazetesi yazarı DR. Erkan aydın… Cevapları da insanın aklnda gizlidir. Bizler Ramazan ayını yaşarken aklımızı kullanmak onu da ıslah etmek onu da düşünmeye, idrak etmeye zorlamak zorundayız. Teslimiyetçi değil sorgulayıcı bir nesli yetiştirmek zorunda olduğumuzun gerçeğini kabullenmek buna göre kendimizi düzenlemek zorundayız.
Sevgili okurlar; Batıyı beğensekte, beğenmesekte maddeci desekte ruhları ölmüş insanlığı kaybolmuş desekte bu gün gerek ülkemizde gerekse ülkemizde misafir konumunda olan mültecilerin gitmek için canlarını ortaya koyduğu çocuklarını ölümü göre göre deniz sularına meriç nehrinde geçmeye çalıştıkları batının yaşam felsefesini anlamak ve neden geri kaldığımızı sorgulamak zorundayız. Batı insanı merkeze aldığından kazanmış, kanunlarını insan odaklı yaptığında büyümüş biz ise insanı merkezden uzaklaştırıp biat kültürüne teslim ettiğimiz gün kaybetmişiz. Bu gün hala kız çocuklarını okutmayan aileler var ise bu gün hala insan değilde inancı sorgulanıyorsa işte kaybettiğimiz adalet bize Allah’ın gazabı olarak geri gelecektir. Çünkü nefret nefreti tetikler.. Sevgi ise nefreti söndürür gül bahçesine döndürür.. Biz nefreti değil insan odaklı sevgiyi, toplumun her bireyine öğretmek zorundayız. Yarın çok geç olabilir.
Bir nükte ile Hoşgeldin ya Şehr-i Ramazan diyerek sözlerimi noktalıyorum.
“Ramazan hilali görülmeyince oruç tutmanın caiz olmayacağını bilen bir tiryaki, hilali görmemek için evinin pencerelerini kapayıp perdeleri de sımsıkı örter: geceleri mahalle kahvesine giderken de başını önüne eğermiş, nasılsa bir su birikintisi içinde hilalin aksini görünce ürkerek şöyle demiş:
– Hey mübarek! Gözüme mi gireceksin, anladık işte Ramazan başlamış!..”

12027

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.