Sanat, Tarih ve Bilim

İnsanoğlu yazıyı bulmadan önce mağaralara  resim yapmıştır bu şunu gösteriyor insanoğlunun yaratılışında doğasında estetik duygusu ve sanat vardır zaten en büyük sanatçı yüce yaratıcı Allah değil midir? İlk çağda bilimin ve ticaretin geliştiği İyonya, Yunanistan gibi yerlerde mimari, resim ve heykel gibi sanatlarda oldukça gelişmiştir. Orta çağ karanlığında kurtulmak isteyen Avrupa, ilk çağda yapılan bu eserleri tekrar inceler daha iyisini yapmaya çalışırken Rönesans’ı başlatır. Bu dönemde yetişen Leonardo da vinci Mona Lisa adlı eseri hala dünyanın en değerli paha biçilemez resmi kabul edilmiştir. Peki neden ?
Bizde ise bir kısım yobaz kesim çıkıp resim  ve heykelin günah olduğundan bahsedip yüzyıllarca bu konuda toplumumuzu geri bırakmıştır. Oysaki şu bir gerçektir toplumların gelişmişliği sanatta ki gelişmişlikleri ile doğru orantılıdır. Diyeceksiniz ne alakası var şöyle izah etmeye çalışayım Rönesans dönemindeki sanatçılar, insan figürünü daha iyi çizebilmek için kadavraları incelemiş bu da tıp biliminin gelişmesini sağlamıştır. İyi bir heykel veya resim yapabilmek için çok ciddi bir matematik, mühendislik bilgisi gerekmez mi?
Daha iyi eserler vermek için daha gelişmiş küçük aletlerle başlayıp, daha iyisini yapabilmek için günümüz teknolojisinin temeli atılmıştır. Estetik duygusu kabul etsek te etmesek te hepimizde var olan ve her geçen gün daha da geliştirilmeye çalışılan bir duygudur. Günümüz teknolojisine bakalım her gün yeni bir araba, cep telefonu, uçak, bilgisayar vb. şeyler üretilmiyor mu? Herkes en iyisine en yenisine sahip olmaya çalışmıyor mu? Bunun temelinde yatan şey estetik duygusu değil mi?
Üzücüdür ki günümüzde çok modern binalar yapılmakta, komşuda var diye en pahalı mobilyalar alınırken, bir eve, iş yerine para verip te güzel bir tablo asıp mekâna ruh ve estetik katmak vatandaşımıza gereksiz fuzuli bir iş olarak geliyor.
Bu konuda maalesef yine kendimden örnek vereceğim. Bende hobi olarak resim çiziyorum, bunu gören bilen, çevremdeki birçok insan gayet normal bir şeymiş gibi resmini çizmemi ya da kendisine tablo hediye etmemi (bedava) pişkinlikle isteyebiliyor. Kısaca anlatmaya çalıştığım bilimleri ve estetik duygusunun temelini oluşturan toplumsal barış ve huzura büyük katkı sağlayan sanata böyle basit ve cahilce bakarsak, gelişmiş bir toplum olmak bizim için hayalden öteye gidemez.
Bu konuyu biraz uzatacağım. Çünkü çok doluyum. Güzel bir kadın, erkek, kuş, hayvan güzel bir manzaraya baktığımızda haz duyarız. Hayattan daha çok zevk alırız. İçimiz dünyamızda huzurlu ve mutlu oluruz. Mutlu olan insanlar olaylara pozitif bakar, kavga, çatışma yerine barışçıl uyumlu olur. Estetik duygusu olmayan bir insan kabadır, geçimsizdir. Altı üstü bir resim değil mi? Adama ekmek mi yedirir? diyen bir insanla neyi paylaşabiliriz?
Yazımı şöyle bir istek ve temenni ile bitirmek istiyorum. Sanata değer verelim, destek olalım, yokluğunu hep hissettiğim Durağanımıza bir sanat merkezi, öz kültürünü yansıtacak entografik bir mekân gereklidir. Bunun için ilgililerden girişimde bulunmalarını isteyelim, bu konuda desteklerinizi bekliyorum. Saygılar.

1205

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.