SON TREN KALKIYOR, GERİ DÖNÜŞÜ YOK!

SON TREN KALKIYOR, GERİ DÖNÜŞÜ YOK!

Bu hafta yazmayı düşündüğüm o kadar mesele vardı ki, gündeme dair olan. Hiç birisini kaleme almadım, es geçtim. Bu kez içimden gelmiyordu olan bitenleri yazmak. “Ne yazayım” diye düşünüp düşünürken kalemime dökülenleri satırlarımda yazıverdim sizlere..

Yaşam sevinci kalmamış insanlarda.
Herkes geçim dünyasında boğuşuyor.
Huzurun kendisini bırakın, adı geçmiyor artık. Sevginin kendisini bırakın, adı geçmiyor artık.
Adaletin kendisini bırakın, adı geçmiyor artık. Peki bu gidiş nereye? Güya %99’u müslüman! bir ülkede insanlık namına hiç bir şey kalmadı. Kimi kömür alamıyor, kimi çocuklarına kıyafet alamıyor, kimi kirasını ödeyemiyor, kimi adalet saraylarında adalet arıyor, kimisi de yoklukla mücadele ediyor kapitalizmin pençelerinde.

Tüm bunlar her geçen gün artıyor iken, diğer yandan da saraylarda saltanat sürenler, aile efradına istediğini alıp verenler, istediği otomobile binenler, çeşit çeşit sofralarda aç! karnını doyuranlar, israf ve lüks düşkünleri de gözümüzün içine baka, baka sinirlerimizi zıplatıyor, sabırlarımızı zorluyor. Haksızlık diz boyu olmuş, hakkı savunmak ise suç. Yaşam sürdüğümüz şu cefakar dünyada hepimizin varacağı son durakta iki parça bezin içindeki cansız bedenlerimiz toprağın üzerimize atılmasıyla son bulacak. Peki bu gerçeğe rağmen mücadelemiz niye? Menfaat ve çıkar doruklarını, dünyanın tüm zevklerini yaşamak için mi? Yoksa hepimize biçilen kısacık ömrü iyi ve güzel değerlendirmek mi?

Bazen, bazı zamanlarda ömür dediğin nedir diye sorarım kendi kendime. “Nedir ömür, nasıl olmalı?” diye. Ömür, yaratanın sevgisini kazanmaktır, onun yarattığına merhamet duymaktır. Ömür, güzel olan her şeye zaman ayırmaktır. İyiliği terketmemek, kötülükten uzak durmaktır. Hak ile batılı ayırmaktır ömür. Yalan ve yanlışın bataklığına saplanmamak, doğru olanı savunmak, doğruların peşinden koşmak, doğru olmayandan uzak durmaktır. Doğruyu yanlış olandan, güzeli çirkin olandan, iyiliği kötü olandan ayırmaktır ömür. İnsanca, insanlığı yaşamaktır ömür. Sevdiğine sımsıkı sarılmaktır. Sevmeyi tesis etmek, sevgiyi nefrete dönüştürmemektir ömür dediğin.

“Güzel ömrün güzel ölümü olur” derlerdi hep büyüklerimiz. Artık o güzel nasihatları yapan güzel insanlar da göçtü gitti bu dünyadan. Yapayalnız kaldık onlarsız. Güzel insanların ömrü anlatılırdı hep tarih kitaplarında. Güzel insanlardan bahsederlerdi roman kitaplarında. Onların hikayeleri, anıları, öyküleri anlatılırdı. İyiliğe zaman ayırın, iyilik yapmaya, iyi insan olmaya zaman ayırın. Vakit yaklaştı. Son tren kalkıyor, bir daha dönmemek, geri gelmemek üzere. Ölümden önce son fırsat kalan ömrü güzel tamamlayıp teslim etmektir. Sevmektir ömür. Hep sevmek, hep nakış gibi işlemek yüreklere ve sevgisiz nice kalpsizlere…

Haftaya bir başka konuda, bir başka yazıda buluşmak ümidiyle. Hoşçakalın güzel insanlar.

ALİ OSMAN ÖNDER

 

12073

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.