TOPLUMSAL TEHLİKE BÜYÜYOR

24 Haziran’da yine bu köşede yazmış olduğum bir yazıyı bu gün tekrar yayınlıyorum. Neden mi? Bundan tam bir ay önce toplumsal tehlikenin geldiği hususunda yazdığım bu yazı Konya’da bir aileden 7 kişinin katledilmesi bu olayın siyasi boyutlara taşınmak istemesi üzerine bu yazımı tekrar gündeme almak istedim. Türkiye’nin dört bir yanında çıkan yangınlara yanan canlar yanan ormanlar.. Şimdi de toplumsal bir yangına sürüklenmek isteten vatan evlatlarının daha uyanık olması gerektiği bir dönemdeyiz. Bir yanda yangınları çıkartanları HDP’li izlenimi diğer yanda toplumsal tepkiyi arttırmak için planlanan katliamlar s bize bu oyun tanıdık geliyor size de geliyorsa vatan yanarken yangına körükle gitmek akıl işi değil diyerek bu yazıyı tekrar yayınlamak istedim..İşte o yazı

“Mersin’in Tarsus ilçesinde geçen hafta çıkan bir kavga da 16 yaşında bir çocuk öldürüldü. Olayla ilgili 7 kişi yakalandı; ikisi 15, üçü 16, diğer ikisi de 17 yaşında. Yine önceki gece İzmir Buca’da köpeklerini yaşlı bir adamın üzerine salanları ikaz eden polis memuru bıçaklandı. Bu olayın faili de sadece 15 yaşında.
Şiddetin yaş ortalaması giderek aşağıya iniyor, şiddetin dozu da giderek artıyor.
Bu sadece polis ya da jandarmanın çözebileceği bir problem değil artık. Çok erken yaşta cinayet işleyen, polis bıçaklayan bu çocukların eğitim ve aile durumlarına da mutlaka bakılması gerek.
Sadece iki olaya bakarak endişeye kapılmaya gerek yok diye düşünenler olabilir. Youtube başta olmak üzere arama motorlarına girip “kavga” diye yazdığınızda karşınıza çıkanları görünce endişe duymanın bile zamanının geçtiğini fark edeceğinize eminim. Ne yazık ki, öfke dolu, merhamet duygusunu tatmamış genç kız ve erkekler yetiştiriyoruz. Daha fazla geç kalmadan bu toplumsal tehlikeye karşı farkındalığımızı hep birlikte arttırmamız gerek.

İlginç Bir Bilgelik

1906 yılında Francis Galton adında bir kasap kasabanın meydanında bir büyükbaş hayvanı kesiyor. Etlerini tartıyor. 542 kilo.
Kasabanın meydanında toplananlara “Kaç kilo olduğunu doğru tahmin edene bu hayvanın etlerini hediye edeceğim” diye bir yarışma başlatıyor. Meydanda her yaştan kadın, erkek, genç, yaşlı toplam 800 kişi var. Çoğunluğu hayvancılıkla uğraşmayan kasabalılar tahmin ettikleri kiloyu yazarak kâğıdı Francis Galton’a teslim eder.
Birbiriyle alakasız uç rakamlar da olmasına rağmen tahminlerin toplamı, tahminde bulunan kişi sayısı 800’e bölündüğünde sonuç 543 kilogram çıkıyor.
Benzer bir deneyi kavanoza doldurduğu renkli şekerlerle yapan bir psikolog sonucu sosyal medya hesabından paylaşmış. Kavanoza doldurduğu şeker sayısı 457, ofisinde çalışan 25 çalışanından tahmin istiyor. Tahminlerin toplamı 11 bin 346, tahminci sayısı 25’e bölününce çıkan sonuç 453. Yani nerdeyse aynı sayı…
Uzman psikologlar bu sonucu “Kalabalıkların bilgeliği” diye tanımlıyormuş.

Oyuna Gelmeyelim.

İzmir HDP İl Başkanlığı binasında geçtiğimiz gün katledilen çay ocağı çalışanı Deniz Poyraz cinayeti tam da HDP için Anayasa Mahkemesi’ne kapatma başvurusunun yapıldığı kritik bir süreçte meydana gelmesi nedeniyle dikkat çekti. Ülkemizi kaosa sürüklemek isteyenlerin her fırsatı değerlendirme peşinde olduklarını artık bilmeyenimiz yok. Bu pencereden bakınca şer odaklarının Türkiye’yi karıştırmak için gene devreye girmeye çalıştıkları bir cinayet olarak görmek de mümkün bu menfur olayı. Gencecik bir çay ocağı çalışanı üzerinden “Karşılıklı cinayetler işlensin” ve “kıyımlar olsun”, “insanlar sokağa dökülsün” gibi planlar yapmak olsa olsa kandan beslenenlerin düşüncesi olabilir.
Daha önceleri de kanlı gösteriler sunmuş bu oyunlardan aldığımız derslerle oyuna gelmeden, bize yakışan şekilde sağduyumuzu, birliğimizi, dirliğimizi, demokrasimizi omuz omuza koruma konusunda her zaman ki gibi hassasiyet göstermek millet olarak en büyük önceliklerimizden olmalıdır.

( 24 Haziran2021 Tarihli köşe yazımdır… )

12012

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.