TRUMP DA DEMEDİ!

Her yıl 24 Nisan yaklaştığı zaman, dünya kamu oyunda bir telaş, bir sıkıntı, bir stres oluşmaktadır. Ülkelerin meclislerinde içeriği ne olduğu bilinsin veya bilinmesin, mağdur ve mazlum bir milleti suçlamak, suçlu ilan etmek için toplantı üstüne toplantı, karar üstüne karar alınmaktadır. ABD başkanı acaba açıklamalarında o “sihirli” kelimeyi kullanacak mı, kullanmayacak mı merakı başta bizim kamuoyu olmak üzere tüm dünyayı kaplamaktadır.
Şükür ki bu yıl yeni başkan Trump da kullanmadı o kelimeyi!
Neden bahsettiğimi sanırım anladınız. Ermenilerin asılsız iddialarından bahsediyorum.
Peki 1915’te neler olmuştu? Neden 24 Nisan tarihi seçilmişti?
Tarihçilerimizin ve bazı devlet adamlarımızın dedikleri gibi konu aslında tarihsel boyutta ele alınması yani arşivlerdeki belgelerin tarafsız olarak incelenmesiyle ortaya çıkabilecek bir konudur. Ancak günümüzde iş tarihsel boyuttan çıkarılıp siyasi bir zemine oturtulmak istenmektedir.
Tarih bilimi, tarihi olay olarak kabul edilen her olayın mutlaka bir öncesi yani sebebi ve yine mutlaka bir sonrası yani sonucu olduğunu kabul eder. Ermenilerin asılsız iddialarının kaynağını ise “Mavi Kitap” oluşturmaktadır. Tarihsel ve bilimsel hiç bir dayanağı ve özelliği olmayan bu kitabı hazırlayan ve yayınlayan ise dikkat çekici: “İngiltere Savaş ve propağanda Bakanlığı Wellington Hause’un Foreign Office’i.” Ne var peki bu kitapta. “Ermenileri 1. Dünya savaşında cephelere sürenlerin yarattığı bu dramı önlemek için, Türk hükümetinin aldığı kararları kınamaya kalkışan savaşan karşı devletler, olan olayları çarpıtarak, kendi yandaşlarının verdikleri misyoner raporları, imzasız, tarihsiz taraflı yazıları bu kitapta toplamışlardır. Yıllardır Batılıların bir oyunu sürmektedir anlayacağınız bu topraklarda. Zavallı Ermeni milleti, bir aldatmaya, bir oyuna kurban gitmektedir. Ne yazık ki, bu oyunu sahneye sürenler, çıkarcılar; hiç de acımadan, üzülmeden, endişe duymadan, vicdanları sızlamadan bu zavallı milleti halen figüran olarak kullanmaktadırlar.
24 Nisan’ın neden seçildiğine gelince… 1914’te Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşı’na girmesiyle ülke içinde yaşanan boşluktan faydalanarak Ermeni komitacılar isyan sahalarını genişletmişlerdir. 24 Nisan’dan önce Anadolu’da 23 ayrı yerde isyan çıkmış pek çok masum insan eli kanlı çeteler tarafından katledilmiştir. Katledilenler yalnızca Müslümanlar ya da Türkler değildir. Gözleri dönen Ermeni katiller kendi insanlarına da silah doğrultmuşlardır. Savaş halinde bulunması nedeniyle cephe gerisini kontrol altında tutmak isteyen Osmanlı Devleti tarafından 24 Nisan 1915’te Ermeni komiteleri kapatarak yöneticilerden 235 kişi devlet aleyhinde faaliyette bulunak suçundan tutuklanmıştır. İşte bu 24 Nisan 1915’te komitelerin kapatıldığı ve 235 kişinin tutuklandığı tarih bilinçli olarak sözde soykırım günü olarak anılmakta ve Türk milleti asla var olmamış bir katliamın baş aktörü olarak gösterilmeye çalışılmaktadır. Oysaki bu tarih Osmanlı Devleti’nin kendi iç barışını sağlamak için güvenlik önlemlerinden öteye geçmemektedir.
Kısacası sözde iddialar siyasi kaygılarla değil bilimsel ve tarihsel belgelerin ışığında sonuca kavuşturulacak bir konudur. Eğer yine de bir şeyler söylenmek isteniyorsa bu boyutu öne çıkarılarak verilmeli mesajlar. Birileri “Mavi Kitap” yazdı diye her okuyan içindeki “pembe yalanlara” inanmak durumunda değildir.

12012

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.