TÜRKİYE SENİNLE GURUR DUYUYOR

Genç nüfusumuzla gurur duyuyoruz. Gerek günlük konuşmalarda gerek yapılan resmi toplantılarda, genç nüfusumuzun sayıca çokluğundan dem vurarak bu konuyla ilgili mağrur konuşmalar yapıyoruz.
Bu doğru. Genç ve dinamik bir nüfusa sahip olmak bir ülke için umut ve gurur kaynağıdır. Zira nüfus nüfuzdur. Ancaaak bu genç nüfusa gerekli yatırımlar yapılmaz riskler bertaraf edilemezse o zaman korkarım ki umut, yerini umutsuzluğa bırakacaktır. Bugün itibariyle umutsuzluğa düşecek seviyede değiliz. Ancak unutmayalım ki, “su uyur düşman/lar uyumaz.”
İşte bu noktada nüfusun çoğunluğunun genç olması bir yandan içerisinde önemli fırsatlar barındırırken, diğer yandan da kayda değer riskler taşımaktadır. Maharet, krizi fırsata çevirebilmektir.
Zira sağlıklı yetiştirilemeyen, maddi-manevi donanım kazandırılamayan, tarihini ve bilmeyen, hedef ve ideal sahibi olmayan en önemlisi de kendini bağımlılık yapan kötü alışkanlıklardan koruyamayan bir genç nüfus, ciddi bir sorun adayı ve kuru kalabalıktan öte bir anlam taşımaz.
Bu noktada hakkı teslim etmek lazım. Son yıllarda sigara ile diğer madde bağımlılıkları konularında etkin çalışmalar ve mücadele söz konusu. Hazırlanan kamu spotları ile toplumda görece bir bilinçlenme var. Bildiğim kadarıyla sigara kullanımında da düşüşler söz konusu. Yeterli mi? Elbette hayır.
Peki, neler yapılabilir?
Her şeyden önce bilinmelidir ki, bu konuda önleyici tedbirler, iyileştirici çalışmalardan çok daha önemlidir. o nedenle konuya farklı bir paradigma ile bakmak lazımdır.
Herkesin malumu olduğu üzere şer odaklarının hedef kitlesi çocuk ve gençlerdir. İstatistiki verilerin söylediğine göre sigara ve madde ile ilk tanışma yaşı 10-15 arasıdır. Bu nedenle bundan sonra hazırlanacak kamu spotlarında bu hedef kitle de dikkate alınabilir.
Aile birliği ve saadetinin devamı yönünde programlar, seminerler, filmler, kamu spotları hazırlanabilir. Zira evdeki problemler ve parçalanmış aile nedeni ile pek çok çocuk ve genç, “denize düşen yılana sarılır” misali bu zararlı alışkanlıklarla tanışabiliyor.
Yanı sıra çocukların yetenek ve eğilimlerinin küçük yaşlarda tespit edilip spor ve sanata yönlendirileceği bir eğitim modeli kurgulanarak, çocuk ve gençlerin bu bataklıklara düşmesi engellenebilir.
Zararlı alışkanlıklarla etkili mücadele şarttır. Ama bu sadece okullara bırakılamayacak kadar da elzemdir. Bu konu adeta kurtuluş savaşı vermek kadar mühim bir hadisedir. Zira göz göre göre yitip giden gençler hepimizin (k)ayıbı olacaktır.
Kendisi ile gurur duyduğumuz gençlerin sayısının artması temennisiyle…

12050

Ahmet KOCACAN

Ahmet KOCACAN

Eğitimci-Yazar-Psikolojik Danışman Ahmet KOCACAN, 1977 yılında Balıkesir’de doğdu. İlköğretim ve ortaöğrenimini doğduğu ilde tamamladı. 2000 yılında 19 Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümünden lisans diploması ile mezun oldu. Daha sonra Anadolu’nun değişik il ve ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde “Psikolojik Danışman” unvanıyla görev yaptı. Aynı zamanda yurt içi ve yurt dışında farklı kurum, kuruluş, dernek, seçkin okul, kreş ve dershanelerde öğretmen, öğrenci ve veli odaklı yüzlerce eğitim semineri ve konferanslar düzenledi. Ahmet Kocacan'ın 2010 yılında BEN BISIKLET ISTIYORUM , 2011 yılında BÜYÜDÜKÇE, 2013 yılında DAVRANIŞ REÇETESI, 2015 yılında da IKI GÖNÜL BIR OLUNCA isimli yayınlanmış -şimdilik- dört eseri bulunmaktadır. Bu kitaplar okuyucuların fevkalade beğeni ve takdirini kazanmış ve kazanmaya devam etmektedir. Ahmet Kocacan çocuk ve aile konularında danışmanlık ve yazarlık yapmanın dışında farklı Avrupa ülkelerinde (Almanya, Fransa, Hollanda, Isviçre ve Belçika) seminer ve eğitim çalışmalarında da bulundu. Televizyon programlarına konuk olarak katılarak çocuk eğitimi ve eşler arası ilişkiler konusunda programlar yaptı. Yazar Ahmet KOCACAN, hali hazırda ülke sathında ve Avrupa’da seminer, eğitim ve konferanslar düzenlemenin yanı sıra, sinopşehirgazetesi, duragan57.com, damla.nl isimli yurt içi ve yurt dışında çeşitli gazete ve internet sitelerinde eğitim ve aile konularında köşe yazarlığı da yapmaktadır. Ayrıca Ahmet Kocacan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın gönüllü ve sertifikalı eğiticilerindendir. Kendisi seminer, eğitim, kitap ve yazarlık çalışmalarındaki hedefini, “en büyük derdim, bu toplumun ve çocuklarının mutluluğu ve başarısıdır” sözleriyle özetlemektedir. Psikolojik Danışman Ahmet KOCACAN, Türkiye’nin her yerinden ve Avrupa’dan seminer programları için davetler almanın yanı sıra yeni proje ve kitap çalışmalarına devam etmektedir. Ahmet KOCACAN evli ve iki çocuk babasıdır. Yayınlanmış Eserleri . Ben Bisiklet İstiyorum (3. Baskı) . Büyüdükçe (4.Baskı) . Davranış Reçetesi (2. Baskı) . Iki Gönül Bir Olunca (1. Baskı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.