ZEKÂ MI ÇALIŞKANLIK MI?

Bu haftaki yazımıza başlık olarak verdiğimiz bu soru oldukça kadim bir sorudur aslında; Zekâ mı yoksa çalışkanlık mı?
Zekâ, her insana doğuştan farklı seviyelerde ve türlerde (çoklu zekâ) verilen fıtri bir donanımdır. Çalışkan olmak ise doğuştan var olan potansiyelin kişinin iradesi ile performansa yani hareket, enerji ve üretime yani sonuca dönüştürülmesidir.
Zekâ, içerisinde fırsatların olduğu var olan durağan ve statik hali, çalışkanlık ise elinde var olan imkânlarla (mütevazı de olsa)en yüksek faydayı üretmektir. Yani çalışkanlık statik değil, dinamik bir durumu ifade eder.
Zekâ ile çalışkanlık arasındaki bu gerçeklerden hareketle günümüzde işe alımlarda sorulan en önemli sorulardan biri şudur; Zeki misiniz? Yoksa çalışkan mı?
Eğer bu soruya cevabınız ‘zekiyim’ şeklinde olursa elenme ve işe alınmama ihtimaliniz yüksektir. Zira işi bilenler, başarı için zekânın gerekli ancak asla tek başına yeterli olmadığını çok iyi bilirler.
Zekâ, çalışkanlıktan daha önemlidir diyenler ciddi bir yanılgı içindedirler. Tarihin insan çöplüğü nice zeki, ancak tembelliği nedeniyle silik şahsiyetler olarak kalmış insanlarla doludur. Zira kullanılmayan zekâ, açılmayan paraşüt gibidir.
Demek ki önemli olan zeki, değil, çalışkan olmaktır. Buradan hareketle zekâ ile çalışkanlık arasındaki farkı şöyle bir benzetme ile anlatabiliriz. Zekâ arabanın benzini, çalışkanlık ise sürücüsüdür. Pekâlâ, otomobilin deposunu benzin ile doldurabilirsiniz. Ancak sürücüsü olmayan bir otomobil (Günümüzde sürücüsüz otomobil çalışmalarında da ancak belli yazılımlar yüklenerek hareket etmesi sağlanabiliyor) kendi kendine harekete geçerek sizi istediğiniz yere götüremeyecektir.
Bu bilgiler ışığında diyebiliriz ki, zekâ okul ve hayat başarısı için tek başına yeterli olmaz. Mutlaka çalışkanlıkla birleşmeli ve öyle yol almalıdır.
İşte bu noktada anne baba ve eğitimcilere söylemek istediğim bir husus var.
Zaman zaman anne babalardan ve eğitimci dostlarımdan ‘şu öğrenci çok zeki, bu delikanlı çok zeki, benim oğlum/kızım çok zeki istese yapar’ şeklinde cümleler duymaktayım. Bu tanımlamalar –her ne kadar içerisinde iyi niyet barındırsa da- çocuk açısından doğru olmayan etiketlemelerdir.
Çocukların zekâlarına değil, gayretlerine ve çabalarına vurgu yapmak onların akademik, sosyal ve insani gelişimleri açısından çok daha yerinde tanımlamalar ve teşvikler olacaktır.
Şimdi lütfen bir kez daha düşünün;
Zeki olmak mı, yoksa çalışkan olmak mı?

AHMET KOCACAN

1202046

Ahmet KOCACAN

Ahmet KOCACAN

Eğitimci-Yazar-Psikolojik Danışman Ahmet KOCACAN, 1977 yılında Balıkesir’de doğdu. İlköğretim ve ortaöğrenimini doğduğu ilde tamamladı. 2000 yılında 19 Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümünden lisans diploması ile mezun oldu. Daha sonra Anadolu’nun değişik il ve ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde “Psikolojik Danışman” unvanıyla görev yaptı. Aynı zamanda yurt içi ve yurt dışında farklı kurum, kuruluş, dernek, seçkin okul, kreş ve dershanelerde öğretmen, öğrenci ve veli odaklı yüzlerce eğitim semineri ve konferanslar düzenledi. Ahmet Kocacan'ın 2010 yılında BEN BISIKLET ISTIYORUM , 2011 yılında BÜYÜDÜKÇE, 2013 yılında DAVRANIŞ REÇETESI, 2015 yılında da IKI GÖNÜL BIR OLUNCA isimli yayınlanmış -şimdilik- dört eseri bulunmaktadır. Bu kitaplar okuyucuların fevkalade beğeni ve takdirini kazanmış ve kazanmaya devam etmektedir. Ahmet Kocacan çocuk ve aile konularında danışmanlık ve yazarlık yapmanın dışında farklı Avrupa ülkelerinde (Almanya, Fransa, Hollanda, Isviçre ve Belçika) seminer ve eğitim çalışmalarında da bulundu. Televizyon programlarına konuk olarak katılarak çocuk eğitimi ve eşler arası ilişkiler konusunda programlar yaptı. Yazar Ahmet KOCACAN, hali hazırda ülke sathında ve Avrupa’da seminer, eğitim ve konferanslar düzenlemenin yanı sıra, sinopşehirgazetesi, duragan57.com, damla.nl isimli yurt içi ve yurt dışında çeşitli gazete ve internet sitelerinde eğitim ve aile konularında köşe yazarlığı da yapmaktadır. Ayrıca Ahmet Kocacan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın gönüllü ve sertifikalı eğiticilerindendir. Kendisi seminer, eğitim, kitap ve yazarlık çalışmalarındaki hedefini, “en büyük derdim, bu toplumun ve çocuklarının mutluluğu ve başarısıdır” sözleriyle özetlemektedir. Psikolojik Danışman Ahmet KOCACAN, Türkiye’nin her yerinden ve Avrupa’dan seminer programları için davetler almanın yanı sıra yeni proje ve kitap çalışmalarına devam etmektedir. Ahmet KOCACAN evli ve iki çocuk babasıdır. Yayınlanmış Eserleri . Ben Bisiklet İstiyorum (3. Baskı) . Büyüdükçe (4.Baskı) . Davranış Reçetesi (2. Baskı) . Iki Gönül Bir Olunca (1. Baskı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.