Zıt ilçeler farklı yönetimler!

Yerel seçimlerin üstünden 3.5 yıl geçti…
Bu süreçte bazı belediyeler sellerle bazı belediyeler imarla, kimisi de işçisine ödeyeceği maaşla zor günler geçirdi…
Bu gün ise devletten aldığı yardımların yetmediği artan işçi giderleri, akaryakıt giderleri, ve bütün bunların yanında giden göç ile mücadele edenler kadar gelen turistle baş etmeye çalışan belediyeler var..
Sinop il ve ilçeleri; belediyeciliğin her aşamasının görüldüğü ender kentlerden biridir.
Durağan, Dikmen, Saraydüzü veTürkeli gibi ilçeler son 15 yıldır göç nedeni ile sorunlar yaşarken Gerze, Ayancık, kısmen Erfelek ve Sinop merkez’de ise tam tersi bir durum söz konusudur. Genel manada daha çok turizm ile ilintili olan bu ilçeler yaz aylarına umut bağlarlar. Yaz aylarında turizm önemli bir gelir kaynağına dönüşür. En çok aldığı turist ile Sinop merkezin nüfusu 300 binlere kadar çıktığı görülür. 50 bin nufüsü ile milli gelirden yani devletten gelen gelir ile 4 aylık süreçte 300 bin nüfusa hizmet etmek aynı zamanda da turizmden geçinen esnafın sorunları ile yakından ilgilenmek
seçilenlerin temel görevidir.
Sinop 31 Mart yerel seçimlerine girerken yaşadığı en büyük bahtszılığı ise belediyenin imarının durdurulmuş olmasıdır. Geçtiğimiz haftalara kadar 1 çivi bile çakılamayan Sinop merkezde yatırımını yok eden müteaahhit mi dersiniz, yoksa dairesini satamadığı için iflas eden gayri menklulcü mü dersin ya da belirsizliğe mahkeme kararı ile terk edilmiş bir kent mi dersiniz..
Onu siz belirleyin..
Ama bir gerçek var ki; bu şehrin belediye başkanlığının önemli bir gelir kaynağı eksilmiş, bir o kadar da sorunları çözememenin getirdiği yük bir o kadarda artmıştır.
Ve aynı zamanda hayalleri olan bir kentin geçmişte bakanlar , belediye başkanlarının hevesini kursağında bırakan ama olmazsa olmazı olan bir kent meydanı projesi ki; herkesin cesaret edemeyeceği bir dönemde kentin geleceği açısından risk alan bir başkan..
Keşke referanduma götürerek bu süreci halka mal etseydi..
Belki bu kadar yıpranmaz, belki olumsuz görüşlere bu kadar katlanmazdı…
Ama bu gün dünyanın neresine giderseniz gidin kentleri kent haline dönüştüren o şehrin meydanlarıdır. Bir belediye başkanın en önemli, icraatları göreve gelir gelmez başlayacağı ve meyvesini de 3 ile 3.5 yıl arasında almayı hedeflediği projelerdir.
Sinop kent meydanı projesinde olumsuz giden süreçler elbette olacaktır. Mağdur olan esnaf ortaya çıkacaktır. Belki bir iki sezon turizmden istenilen ölçüde faydalanılamayacaktır. Esnaf bundan rahatsız olup yerel yöneticilere ateş püskürecektir.
Sinop’ta iktidar ve Sinop belediyesi’nin ortaklaşa götürdüğü ve milyonlarca liraya mal olan kent meydanı projesinde alınan risk normal bir süreçte bir belediye başkanının gögüsleyebileceği türden değildir.
Bu nedenle umarım en kısa sürede biter ve Sinop halkı Boyabat’ta görülen ve bu gün gelip geçenin yaşayıp görenin çok güzel olmuş dediği Boyabat meydanı gibi bir meydana kavuşur..
İşte o zaman belki bu gün kızanların söz söyleyenlerin güzel olmuş dediği bir kent meydanı ile Sinop geleceğe doğru adım atar. Sinop tarihi ve kültürel birikimi ile meydana döşenen kaldırım taşlarına söylenen söz ile eleştirilerin odağında olan bir kent.. Ama Sinop aynı zamanda aydın entelleüktüel birikime sahip Türkiye’nin ender illerinden biridir. Bu gün Sinop’ta var olan ve kendi kaynakları ile yaşamını devam etttiren çok sayıda sivil toplum örgütü vardır. Gerektiğinde üyesi olduğu kendi partisine, kendi aydınına, düşünürüne karşı bile gerektiğinde mahkemeye gitmekten çekinmeyen, karşısına dikilen, eylem yapan ve aynı zamanda tepki gösterebilen ama Sinop için kendi düşüncesinden vazgeçip geleceği için yollara düşen aydın insanların kentidir. Sinop’ta bir makamda olmanız karşınızdaki sivil toplum örgütlerini ürkütmez! O nedenle bu yerlerde belediye başkanlığı yapmak ateşten gömlek giymektir.
Boyabat’a gelince Boybat sanayisi ile öne çıkan bu güne kadar turizmden değil daha çok tarım ve sanayi kenti olması nedeni ile diğer ilçelerden ve il merkezinden ayrılan bir ilçedir. Sinop ilçeleri arasında kendini ayrı konumlandıran bir yapıya sahiptir.
Ayancık selde olsa fırtına da çıksa yönetenler sayesinde ayağa kalkıyor, yaraları sarıyor, festival yapıyor halkı ile buluşuyor..
Gerze sosyal alanda var kültürel etkinlikte var turizmde var. Yönetim soldan sağa da geçse düşünceler hep geleceğe yönelik.. Nüfus hızla artıyor… Kültürel zenginlik önem kazanıyor…
Kendi ilçem Durağan’a gelince Sinop ilçeleri arasında sosyal olarak incelenmeye en çok muhtaç olan ilçedir. Sinop’un 2. Büyük ilçesi olma konumundan üstelik barajın gelmesi ile çok büyük paraların ilçede kaynak sağlamasına rağmen 2. cilikten 5. ciliğe düşen her yıl 1000 insanı göç veren iktidarlara sürekli çuvalla oy, otobüslere de sevdiklerine bindirmekten usanmayan Durağan..
Artık değişim zamanı! Sırtından kamburları at! Asalak gibi senin sırtından geleceğini emenlere karşı,yönetip posanı çıkartıp seni oy deopusu haline getiren her dönem yöneten, eş dost akraba ile Durağan’ı sömürenler karşısında sivil topluım örgütlerini ayağa kaldırmalı kararlı ve tavırlı olmalıdır.
Belediye artık bu ilçenin asıl sorunun sadece iş ve istihdam değil 1980’lerde var olan ve hatta bir çok konuşmada duyduğum ‘Boyabat’tan Vezirköprüden geliyorlardı 2 sinemamız sosyal alanlarımız gençliğimiz ve Durağan gibi güçlü bir ismimiz vardı’ dedirtecek günün şartlarına uygun projeleri devreye alması ile geleceğe umut verecektir.

12018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.